Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > büyük 8 nedir, büyük 8 ne demek, büyük 8 anlamı, ingilizcesi (büyük 8 nnd)

büyük 8 nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






büyük 8

  1. 8 mm'lik filmin 1965'te piyasaya sürülen yeni bir çeşidi. (Boy bakımından, olağan 8 mm'lik filmden hiç bir başkalığı yoktur. Buna karşılık, 8 mm'lik filmde deliklerin yatay olarak bulunan uzun kenarı,büyük 8'de dikey olarak yer alır. Böylelikle resim alanı, olağan 8'dekine göre yaklaşık % 50 oranında artar.büyük 8'de bir ayakta 72 resim, 1 m'de 235,3 resim yer alır. Çerçevesi 4,14x5,69 mm'dir. Saniyede 18 ya da 24 resim geçecek hızla oynatılır. Optik ya da manyetik ses yoluyla kullanılabilir.büyük 8, yalnız özenci sinemasında değil, eğitim sinemasında ve televizyonda da kullanılmaktadır.büyük 8'in başlıca iki çeşidi vardır: Kodakbüyük 8 (Kodak Super-8) ile Fuji tek 8 (Fuji single-8). Aradaki başlıca değişiklik, taban özdeğinde ve kutucuklardadır.büyük 8 filmler kutucuklar içinde kullanılır).
  2. (en) Super-8 mm (film), 8 mm TypeSinem.Type S format, Type S film
  3. (al) Super-8-Mm-Film, Super-8-mm-Format, Super-8-mm, Super-8, Super-8-mm-Schmalfilm
  4. (fr) Super-8 mm, film de Super-8 mm, format Super-8 mm

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

yeni (nedir ne demek)

  1. Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
  2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
  3. En son edinilen.
  4. İşe henüz başlamış.
  5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan.
  6. Tanınmayan, bilinmeyen.
  7. Daha öncekilerden farklı olan.
  8. Biraz önce, çok zaman geçmeden
    Örnek: Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı. Ç. Altan
  9. (en) Fresh. green. hot. incoming. ingoing. maiden. neoteric. new. newly. novel. recent. renewed. smart. young. freshly. only just. recently. novice. kaino-. neo-.
  10. (en) Clean. crisp. fresh. further. incoming. late. new. newfangled. newly. novel. recent. young. latest. recently. just. raw. inexperienced.
  11. (en) New. fresh. latter day. modern. modernistic. neoteric. neotric. newly. novel. novitious. original. raw. recent. warm. young.

yen  US UK (nedir ne demek)

  1. Giysi kolu
    Örnek: Yalnız ellerini yıkadı, kuruladı, yenlerini indirdi. Ö. Seyfettin
  2. Yılanyastığıgiller, muzgiller vb. bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı.
  3. Japon para birimi.
  4. (en) Sleeve. wristband. yen.
  5. (en) Cuff. sleeve. yen.
  6. (en) The unit of value and account in Japan.
  7. (en) Since Japan's adoption of the gold standard, in 1897, the value of the yen has been about 50 cents.
  8. (en) The yen is equal to 100 sen. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen.
  9. (en) Yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.
  10. (en) The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.
  11. (en) yen.
  12. dili
  13. Yen, arzu, özlem

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük