Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > büyük çember nedir, büyük çember ne demek, büyük çemberin anlamı, ingilizcesi (büyük çember nnd)

büyük çember nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






büyük çember

  1. Bir kürenin merkezinden geçen bir düzlemde ara kesiti olan çember.
  2. Bir toparın özeğinden geçen bir düzlemle kesişimi.
  3. (en) Great circle
  4. (fr) Grand cercle

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

çember (nedir ne demek)

  1. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.
  2. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi.
  3. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak.
  4. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
  5. Yazma, yemeni, baş örtüsü
    Örnek: Çemberimde gül oya / Gülmedim doya doya. Halk türküsü
  6. Aşılması, çözümü güç durum.
  7. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka.
  8. Durgan bir noktaya eşit uzaklıkta bulunan düzlemdeş noktaların oluşturduğu uzambiçim.
  9. Bk. dolam
  10. Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka.
  11. Tekerlek lastiğinin içine oturduğu oluk biçiminde metal bölüm.
  12. (en) Circle. circumference. hoop. ring. bail. circuit. girth. round.
  13. (en) Circle. circumference. hoop. wooden ring. metal strip. large printed kerchief. basket ring.
  14. (en) Circle. band. hoop. orbit. ring. rim. strap. encirclement. bandage. ball. loop. girdle. iron. fillet. drum. perimeter. periphery. circular. peripheral. runner. wreath. hasp. ferrule. annulus. clip. ribbon. brasting. toroid. torodial.
  15. (en) circle
  16. (en) basket
  17. (en) ring
  18. (en) rim
  19. (al) Felge
  20. (fr) cercle
  21. (fr) jante
  22. (la) circulus

dolam (nedir ne demek)

  1. Bir kez dolanacak miktarda olan.
  2. Dolama işinin her defası.
  3. 1-Bir çarpım işlemi altında kapalı öğeler kümesi. 2- Öğecikleri, çevrimsel olarak dizilmiş özdeciğin geometrik biçimi.
  4. Göstericide görüntü ya da sesin art arda birçok kez izlenebilmesini sağlamak amacıyla, bir film parçasının iki ucunun birbirine yapıştırılmasından oluşan çember.
  5. (en) Buckle (in film), loop, sound and picture loop
  6. (en) ring
  7. <(al) Filmschleife, Schleife
  8. (fr) Boucle, film (en) boucle
  9. (fr) noyou

küre (nedir ne demek)

  1. Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim.
  2. Yeryüzü, dünya
    Örnek: Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Madenci ocağı, maden fırını.
  4. Bk. yuvar , yuvarlak
  5. Bk. yuvar
  6. (en) orb.
  7. (en) Ball. globe. orb. sphere.
  8. (en) Globe. sphere. the earth. the world. ball of soil. orb.
  9. (en) sphere
  10. (fr) sphére

geçen(nedir ne demek)

  1. Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.)
    Örnek: Yine bir gün o kızı geçen yıl gördüğü incirlikte bir daha gördü. O. C. Kaygılı
  2. (en) Last. past. former. late. other. yester. passing. transitive. in excess of. hereinabove.
  3. (en) Passing. past. last.
  4. (en) Last. past.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük