|
bölge hayvanlarının tümü
-
fauna
-
Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
Örnek:
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
-
Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
-
Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
-
Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
-
Area. zone. region. district. division. section. belt. circumscription. climate. corner. department. latitude. phase. precinct. quarter. sector. sky. territory. tract. ward. parts.
-
Area. belt. country. district. latitudes. parish. place. precinct. quarter. region. section. sector. ward. zone.
-
Region. zone. area. belt. circumscription. clime. closet. denuclearize. dispensation. district. locale. precinct. section. sector. tract. ward.
-
Region, zone
-
Région, zone
-
All of, whole: as a whole, shebang: the whole shebang
-
Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi.
-
Yarım olmayan, bütün, eksiksiz.
-
Tümsek.
-
Whole. entire. total. all. clear. undivided. utter. over all. entire. whole. entirety. totality. full complement. pan-. all over the.
-
All. entire. entirety. overall. total. the whole of. whole. absolute.
-
Full. all of. all. complement. livelong. plenary. whole. works.
-
Karın, mide
-
Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, direy.
-
Bu hayvanların tanımını yapan eser.
-
Bk. hayvan topluluğu
-
Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.
-
Hayvanların yaşadığı bölge.
-
The animals of any given area or epoch; as, the fauna of America; fossil fauna; recent fauna. all the animal life in a particular region.
-
All the animal life in a particular region. a living organism characterized by voluntary movement.
-
The communities of animals in an area; all of the animal life in a given region or period of time.
-
Animal life, especially the animals found in a particular region.
-
The animal life of a region or geological period. is the total animal life in an area. the animals that live in a particular area.
-
Animal life.
-
The animal life of an area.
-
Animals.
-
A general term for all forms of animal life characteristic of a region, period or special environment Faune.
-
The entire animal population, living or fossil, or a given area, environment, formation, or time span. all of the animals found in a given area. the total animal population that inhabits an area.
-
All the animal life of a given place.
-
Animal life of a region or environment today, or in the past.
-
The animal life of a region. The animals living in a specified region. animals.
-
The entire animal life of a particular region or geological period. animals of a particular region or time.
-
Animals collectively, especially of a particular period, region, or environment.
-
The entire animal population, living or fossil, of a given area, environment, formation, or time span.
-
Collective term used to group all animal life. animal life.
-
The entire group of animals found in an area. all of the animals that live in an area.
-
fauna
-
fauna
-
faune
-
Fauna, hayvanat, bölge hayvanlarının tümü, direy
-
Faunus: ormanlar ilâhı
sınır(nedir ne demek)
-
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.
-
Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
-
Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.
-
Uç, son.
-
Frontier. border. frontier. borderline. boundary. limit. borderland. bound. bourn. bourne. butting. circumscription. compass. confine. deadline. line of demarcation. extreme. extremity. limitation. march. pale. purlieu. skirting. stint. verge. waters.
-
Border. borderline. bound. boundary. compass. edging. extreme. frontier. limit. margin. measure. stint. verge.
-
Border. boundary. limit. bound. frontier. stint. termination. terminus. barrier. rim. border-line. border land. side. confine. state. rating. range. terminal. lines. brand. demarcation. deadline. abutment. ambit. bordering. bothy. bourn. compass. edge. ma.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|