|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
böbrek
-
Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organlardan her biri.
-
İdrar teşkil edip mesaneye gönderen ve karın boşluğunun arka duvarında yerleşmiş olan fasulye biçiminde bir çift organ.
-
İdrarı kandan süzen, biçimleri fasulyeye benzeyen, karın boşluğunun sağında ve solunda birer tane olan organ, nefros, ren.
-
Nephritic. renal. kidney.
-
kidney.
-
kidney
-
Kidney Dgr.: Yun. Nephros
-
rein
-
ren
-
Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr
Örnek:
Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım. B. Felek
-
Baleful. baneful. corruptive. deleterious. derogatory. destructive. detrimental. evil. harmful. hurtful. ill. inimical. injurious. insalubrious. malefic. maleficent. mischievous. nocuous. noisome. noxious. pernicious. pestilent. pestilential. prejudi.
-
Bad. detrimental. disadvantageous. evil. fatal. hazardous. hurtful. ill. noxious. pernicious. prejudicial. uneconomic. harmful. injurious.
-
Harmful. injurious. detrimental. destructive. hurtful. malign. malignant. noxious. pernicious. pestilent. prejudicial. unfavo u rable. unwholesome. verminous.
madde(nedir ne demek)
-
Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
Örnek:
Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
-
Bir şeyi oluşturan öge.
-
Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
Örnek:
Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
-
Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
Örnek:
Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
-
İleri sürülen sorun.
-
Para, mal vb. ile ilgili şey.
-
Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
-
Bk. özdek
-
Bk. sınar
-
Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
-
Material. matter. stuff. item. substance. article. clause. entry.
-
Article. body. clause. lubricant. material. matter. object. provision. stuff. substance. entry. paragraph. subject.
-
Article. clause. item. matter. question. substance. theme. material. component. ingredient. entry. section. topic. provision. stipulation. commodities. element. head. stuff. thing. timber.
-
item
-
proviso
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|