|
aziz
-
Ermiş, eren.
-
Sevgide üstün tutulan, muazzez.
Örnek:
Bu duvarlar yerden bir arşın kadar yüksek, üstünde güzel bir parmaklığı olan duvarlardı. M. Ş. Esendal
-
Sayın, saygıdeğer.
-
Sevgili.
-
Precious. dear. mighty. glorious. saintly. august. reverend. st. st. saint. ducky.
-
Beloved. dear. reverend. saint. saint ermiş. eren.
-
Beloved. dear. sacred. saint. saintly. holy. valuable.
-
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, evliya, veli
Örnek:
Anadolu ermişlerinin hikâyesini de kendine özgü üslubuyla anlatmıştır. N. Araz
-
İsteğine erişmiş.
-
Olgunlaşmış.
-
Evliya, eren.
-
Saint. holy person veli. evliya.
-
Aint. holy person. saint.
-
Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
-
Benliğinden sıyrılmış, öz varlığından geçmiş, kendini Tanrı'ya adamış, ermiş, evliya, veli
-
Erkek.
-
Ermiş, evliya.
-
Deneyimli, akıllı kimseler.
-
Dost.
-
Hayırlı çocuk.
-
Saint.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|