Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > az çok nedir, az çok ne demek, az çokun anlamı, ingilizcesi (az çok nnd)

az çok nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






az çok

  1. Bir parça, oldukça.
  2. (en) quite.
  3. (en) rather.

az (nedir ne demek)

  1. Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksiklik
    Örnek: Heykel konularının parmakla sayılacak kadar az olduğunu ileri sürüyordu. B. R. Eyuboğlu
  2. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik, çok karşıtı.
  3. Azot elementinin simgesi. Bu gaz N simgesi ile de gösterilir.
  4. (en) Little. few. small. short. under. insufficient. poor. contracted. inconsiderable. meager. meagre. poco. scrimp. scrimpy. shoestring. skimp. skimpy. slender. slim. spare. stingy. a bit. hypo-.
  5. (en) Few. inconsiderable. little. low. meager. narrow. poor. remote. scant. scanty. short. skimpy. slender. spare. tenuous. small. insufficient. rarely. seldom. insufficiently.
  6. (en) Little. small amount. few. seldom. rarely. inconsiderable. low. meagre. narrow. penurious. poor. scant. scarce. small. spare. trifling.
  7. (en) azimuth.
  8. (en) Azimuth. the demon of greed.
  9. (en) Arizona.
  10. (en) Arizona. the azimuth of a celestial body is the angle between the vertical plane containing it and the plane of the meridian. a state in southwestern United States; site of the Grand Canyon.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

bir parça (nedir ne demek)

  1. Biraz, azıcık, çok az
  2. Kısa bir süre
    Örnek: Söğüt ağaçlarını ve serin kaynağı görünce bir parça durup dinlenmek ihtiyacını hissettik. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) A bar of.

parça (nedir ne demek)

  1. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.
  2. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime
    Örnek: Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır. H. Taner
  3. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.
  4. Tane.
  5. Edebiyat eserinin bir bölümü
    Örnek: Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım. R. N. Güntekin
  6. Müzik eseri.
  7. Benzeri, bir örneği.
  8. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz
    Örnek: Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun. K. Kamu
  9. 1-Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. 2 - Bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt.
  10. (en) Piece. bit. cut. fragment. part. component. passage. attachment. batch. cake. cantle. dribblet. driblet. fraction. item. lump. moiety. morsel. patch. portion. scrap. segment. shred. snatch. tool.
  11. (en) Article. bar. bit. cut. extract. fragment. grain. iota. item. jot. length. lump. morsel. ounce. part. particle. passage. piece. portion. quotation. section. segment. shred. snatch. text. track. unit.
  12. (en) fragment
  13. (en) gobbet
  14. (fr) fragment

oldukça(nedir ne demek)

  1. Yetecek kadar, epey, hayli
    Örnek: Geceyi oldukça rahat geçireceğinizi ümit ederim. R. H. Karay
  2. (en) Pretty. quite. rather. fairly. well. somewhat. a bit of a. well enough. good. a whale of. a good many. reasonably. spanking. substantially. such. whopping.
  3. (en) Comparatively. fairly. goodish. pretty. quite. rather. relatively. some. somewhat. widely.
  4. (en) Fairly. rather. pretty. to some extent.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük