Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > ayrı baskı nedir, ayrı baskı ne demek, ayrı baskının anlamı, ingilizcesi (ayrı baskı nnd)

ayrı baskı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








ayrı baskı

  1. (en) Offprint

ayrı (nedir)

  1. Yerleri bir olmayan.
  2. Başka, başka türlü.
  3. Yalnız, tek başına.
  4. (en) Apart. separate. unconnected. divided. another. dissimilar. discontinuous. discrete. distanced. distinct. divergent. especial. isolated. segregate. apart. aside. aloof. detachedly. hetero-. another.
  5. (en) Apart. detached. different. dissimilar. distinct. especial. separate. single. singular. torn.
  6. (en) Separate. apart. different. distinct. freestanding. aloof. aside. differing. free. independent. individual. remote. semi. several.

baskı (nedir)

  1. Bir eserin basılış biçimi veya durumu
    Örnek: Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı. A. Ş. Hisar
  2. Bası sayısı.
  3. Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri.
  4. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı.
  5. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm
    Örnek: Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık. N. Cumalı
  6. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.
  7. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu.
  8. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres.
  9. (…)
  10. Tutma görevi alınan karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacı ile uygulanan yakın savunma türü.
  11. (en) Typographic. edition. print. printing. press. the press. oppression. pressure. restraint. discipline. arm-twisting. coaction. coercion. compulsion. constraint. crackdown. crush. duress. force. heat. impression. leverage. repression. screw. squeeze. s.
  12. (en) Coercion. compulsion. constraint. edition. force. hem. impression. issue. oppression. press. pressure. printing. repression. restraint. stress. transfer.
  13. (en) Edition. impression. imprint. press. pressure. printing. number of copies printed. bailing press. stamp. constraint. restraint. compression. brake. squeezing. squeezer. set hammer. mintage. punch. swage block. actual coercion. implied coercion.
  14. (en) Majorant
  15. (en) Press
  16. (al) Majorante
  17. (fr) Majorante

bask (nedir)

  1. (en) To lie in warmth; to be exposed to genial heat.
  2. (en) To warm by continued exposure to heat; to warm with genial heat. be exposed; 'The seals were basking in the sun'.
  3. (en) Derive or receive pleasure from; get enjoyment from; take pleasure in; 'She relished her fame and basked in her glory'. be exposed; 'The seals were basking in the sun'.
  4. (f). güneşlenmek, tatlı bir slcaklığın karşısında uzanmak; zevk verici bir durumun tadınl çıkarmak; bir şeyi güneşe veya ateşe tutmak.
  5. F. güneşlenmek; tadını çıkarmak

offprint (nedir)

  1. I. ayrı baskı.
  2. I. ayrı baskı

yer (nedir)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. (en) Location
  11. (en) Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
  12. (en) Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
  13. (en) Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
  14. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  15. (fr) Heu

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)