|
ayrı basım
-
Genellikle bir dergide yayımlanmış bilimsel bir yazının ayrı bir broşür olarak basımı
Örnek:
Bir formalık ayrı basımlar eser diye gösterilmezse, korkarım pek çoğumuzun eser listeleri hayli fakir kalırdı. H. Taner
-
Offprint. reprint.
-
Yerleri bir olmayan.
-
Başka, başka türlü.
-
Yalnız, tek başına.
-
Apart. separate. unconnected. divided. another. dissimilar. discontinuous. discrete. distanced. distinct. divergent. especial. isolated. segregate. apart. aside. aloof. detachedly. hetero-. another.
-
Apart. detached. different. dissimilar. distinct. especial. separate. single. singular. torn.
-
Separate. apart. different. distinct. freestanding. aloof. aside. differing. free. independent. individual. remote. semi. several.
-
Bası sanatı, tabaat.
-
Bası işi, tab, tipografi.
-
Birbasım aygıtında, boş filmi dolu filmin karşısına koyarak eşlemini çıkarma.
-
1- Kâğıt, kumaş vb. üzerine birtakım kalıplardan yararlanarak elle, özel aygıt ya da makine ile yazı, resim, bezeme vb. basma işi. 2- Aynı kalıplarla aynı biçimde yapılanbasım sonucu ortaya çıkan ürünler. bkz. ikinci (üçüncü, dördüncü...)basım, yenibasım, gözden geçirilmiş yenibasım.
-
Güç, kuvvet.
-
Printing, copying
-
Literal. issue.
-
Press. printing. impression.
-
Edition.
-
Printing, edition
-
Kopierung, Kopierwerk, Kopieranstalt, Kopieren
-
Tirage
genellikle (nedir)
-
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
-
Generally. usually. normally. in general. on the whole. largely. at large. as a general rule. as a rule. by and large. exoterically. for the most part. ordinarily.
-
Commonly. generally. ordinarily. usually. in general. mostly. as a rule. more often than not umumiyetle.
-
Usually. in general. persuasive advertising. by and large. authorized capital. generally. generally speaking. mostly. normally. ordinarily. for the most part. passenger service agent. principally. quick fix. widely.
-
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, mecmua
Örnek:
Yanında getirdiği dergileri çıkardı; karıştırmaya, okumaya başladı. M. Ş. Esendal
-
Magazine. periodical. review. journal. bulletin. print.
-
Journal. mag. magazine. periodical. review.
-
Magazine. periodical. review. mag. print.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|