|
ayrı çanak yapraklılar
-
Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler.
-
Yerleri bir olmayan.
-
Başka, başka türlü.
-
Yalnız, tek başına.
-
Apart. separate. unconnected. divided. another. dissimilar. discontinuous. discrete. distanced. distinct. divergent. especial. isolated. segregate. apart. aside. aloof. detachedly. hetero-. another.
-
Apart. detached. different. dissimilar. distinct. especial. separate. single. singular. torn.
-
Separate. apart. different. distinct. freestanding. aloof. aside. differing. free. independent. individual. remote. semi. several.
-
İskoçyaâDa bir liman şehri
-
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap
Örnek:
Oradaki sigara çanağından bir Gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. B. Felek
-
Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü.
-
Göz çukuru
Örnek:
Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. Ö. Seyfettin
-
Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
-
Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı.
-
Bk. muf
-
Bowl. pot. calix. calyx.
-
Basin. bowl. crock. crockery. earthenware. pot. calyx.
-
Earthenware pot. biscuit. clay. crock. crockery. dish. hull. ovenware.
-
capsule
-
bowl
-
Leuchtenschale
-
coupe
-
Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm.
-
Hub, bell
-
Yaprağı olan
Örnek:
Kış olmasına rağmen ağaçlar yemyeşil yapraklı ve çiçekliydi. R. H. Karay
-
Leafy. leafed. flaked. ornamented with leaf patterns. foliate. laminated.
-
leaved.
-
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler
Örnek:
Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan. Karacaoğlan
-
Sarma yapılan asma yaprağı.
-
Börek, baklava vb. şeylerde yufka.
-
Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak
Örnek:
Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim. R. H. Karay
-
Kat kat ayrılabilen şeylerde kat.
-
Eni 50 cm, boyu 75 cm olan bayrak ölçüsü.
-
Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça.
-
1- Bir sığacın iletken, yassı metal üşekleri. 2- Bir eksicik borusunun üst-üşeği.
-
Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (Aynıyapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir).
-
Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplâstlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı.
-
Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü.
-
Batch, emulsion batch
-
Laminated. blade. folio. lamina. leaf. sheet.
-
Leaf. plate. sheet. foil. sheet of paper. flake. layer.
-
Folio. sheet. cut form. cut sheet. leaf. grape leaf. layer.
-
leaf
-
platey
-
Charge, Emulsi-onscharge
-
axe
-
feuille
-
Plaque, plateau
-
folium:yaprakçık
birbirine(nedir ne demek)
-
One another
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|