|
aynı türden
-
Of that ilk
-
Başkası değil, yine o.
-
Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan
Örnek:
Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık. B. R. Eyuboğlu
-
Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
-
Bk. özdeş
-
İdentical. alike. identic. same. equal. in rem. like. look-alike. one. self. selfsame. uniform. very. the same. of a piece. to a hair. idem. all of a piece. similarly. as much as. the same. no change. facsimile. like. homo-. homeo-. homoeo-. like.
-
Alike. even. identical. image. one. same. uniform. very.
-
İdentical. the same. alike. equal. facsimile. one. parallel. self-same. true. very.
-
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, ayırt edilmeyecek kadar benzer olan, aynı.
-
Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen.
-
Kendinde özdeşlik bulunan, identik.
-
Her türlü nitelik bakımından oluşan bir eşitlik.
-
(Lat. Identieus = aynı olan) : Bir ve aynı olan; bir ve aynı anlama gelen. (Ör. Sabah yıldızı ile akşam yıldızıözdeştir, çünkü aynı yıldızdır. Bir birey zaman içinde değişmeler geçirse de bir ve aynı bireydir, kendi kendisiyleözdeştir.)
-
İdentical. identic.
-
Same. identical.
-
İdentical, same. identical. exactly alike.
-
identical
-
identische
-
identique
-
Identieus
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
-
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
-
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
-
Yılın on iki bölümünden her biri.
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
-
Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
-
Mec. Güzel, parlak, nurlu.
-
luna.
-
Luna. month. moon. quarry.
-
Ah! alas! Same as Aye.
-
Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
-
It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
-
Always; ever; continually; for an indefinite time.
-
Month. moon. oh.
-
Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
-
Moon
-
Lune
-
Kabul oyu, olumlu oy
-
Evet!, hay hay!
-
Bağlaç ki, diye
-
Şu, o, ki, diye
ilk
(nedir ne demek)
-
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
Örnek:
Gözlerini açınca ilk işi saatine bakmak oldu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
Örnek:
İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk. N. Cumalı
-
Birinci olarak, en başta.
-
First. primary. the very first. original. beginning. early. elementary. initial. initiative. initiatory. maiden. opening. preliminary. premier. primal. prime. primitive. primordial. pristine. proto-.
-
Early. first. former. initial. maiden. opening. preliminary. premier. primary. prime.
-
İnitial. the first. elementary. original. preliminary. primal. prime. primitive.
-
A kind of person; 'I don't like people of his ilk'.
-
Sınf, çeşit, tür, tip, cins
-
Tür, çeşit, tip
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|