|
ay tanrıçası
-
Luna
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
-
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
-
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
-
Yılın on iki bölümünden her biri.
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
-
Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
-
1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi. 2. mec. Güzel, parlak, nurlu.
-
Luna.
-
Luna. month. moon. quarry.
-
Ah! alas! Same as Aye.
-
Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
-
It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
-
Always; ever; continually; for an indefinite time.
-
Month. moon. oh.
-
Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
-
Moon
-
Lune
-
Ünl. evet!, hay hay!
-
I. kabul oyu, olumlu oy
-
Çok tanrıcılıkta kadın tanrı, ilahe.
-
Goddess. the deity.
-
Deity. divinity. goddess.
-
Ay.
-
I. gümüş
-
Luna
-
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
Örnek:
İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
-
Gezinilen, ayakla basılan taban
Örnek:
Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
-
Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
-
Durum, konum, vaziyet.
-
Ülke, bölge.
-
Görev, makam
Örnek:
Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
-
Önem.
-
Yerküre.
-
Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
-
Location
-
Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
-
Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
-
Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
-
Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
-
Heu
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|