|
ay balığıgiller
-
Kemikli balıklar takımının çengel çeneliler alt takımına giren bir familya.
-
Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, çengel çeneliler (Plectognathi) alt takımından, kuyruk yüzgeçleri olmayan, bunun yerine dalgalı bir deri bulunan, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir familya.
-
Sun fishes
-
Poisson lunes
-
Molidae, mola: ay balığı
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
-
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
-
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
-
Yılın on iki bölümünden her biri.
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
-
Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
-
1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi. 2. mec. Güzel, parlak, nurlu.
-
Luna.
-
Luna. month. moon. quarry.
-
Ah! alas! Same as Aye.
-
Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
-
It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
-
Always; ever; continually; for an indefinite time.
-
Month. moon. oh.
-
Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
-
Moon
-
Lune
-
Ünl. evet!, hay hay!
-
I. kabul oyu, olumlu oy
kemikli balıklar (nedir)
-
Balıklar sınıfından, iskeletleri kıkırdak durumunda kalmayıp kemikleşmiş olan balıklar takımı.
-
(Yun. teleos: tükel; oston: kemik) Balıkların (Pisces), tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfından, iskeletleri tüm olarak kemikleşmiş, ktenoyit ya da sikloyit tipte pulları olan, bazen kemik plâklarla örtülü, her iki yanlarında dörder solungaç bulunan, kuyruk yüzgeçleri homoserk olan bir takım.
-
Bony fishes
-
Knochenfische
-
Téléostéens
-
Teleostei
-
Kemiği olan veya çok kemiği olan.
-
Kemikleri iyi gelişmiş.
-
Çok zayıf, sıska
Örnek:
Uzun ve kemikli yüzler sanki keder için yaratılmış. R. H. Karay
-
Bony.
-
Bony. having bones. large boned. craggy. osseous.
-
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
Örnek:
Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı. P. Safa
-
Bu sert organdan yapılmış.
-
İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsikemik ve sertkemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi.
-
Bone. osseous. osteoid. bone. osteo-.
-
Bone.
-
Bone
-
Os
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|