Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ay nedir, ay ne demek (ay nnd)

ay nedir, ay ne demek?

ay   US UK

  1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
  2. Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
  3. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
  4. Yılın on iki bölümünden her biri.
  5. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
  6. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
  7. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
  8. Mec. Güzel, parlak, nurlu.
  9. (en) Luna.
  10. (en) Ah! alas! Same as Aye.
  11. (en) Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
  12. (en) It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
  13. (en) Always; ever; continually; for an indefinite time.
  14. (en) Moon.
  15. (en) Month.
  16. (en) Quarry.
  17. (en) Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others.
  18. (en) Affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol.
  19. (en) 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
  20. (fr) Lune
  21. Kabul oyu, olumlu oy
  22. Evet!, hay hay!

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

uydu (nedir ne demek)

  1. Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk.
  2. Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.
  3. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kişi).
  4. Yörüngesel devinimini bağlı olduğu gezegen çevresinde yapan ve onunla birilikte dizgenin asıl özeği olan yıldız çevresinde de dolanan gökcismi.
  5. Evrensel çekim kuvveti etkisiyle, Kepler yasaları uyarınca bir gezegen çevresindeki kapalı yörüngeler üzerinde dolanan gökcisimleri.
  6. İnsanlarca yapılarak bir gökcismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen ve dolanması sağlanan uzay aracı, yapmauydu
  7. Yapmauydunun iletişimde, ırakiletişimde kullanılan çeşidi, iletişimuydusu
  8. İletişimuydusunun televizyon yayınlarında da kullanılabilen çeşidi, televizyonuydusu.
  9. Belli başlı kromozomlarda görülen, ana kromozom'a, sap biçiminde ince uzantıyla tutunmuş küçük kromozom parçası.
  10. Büyük bir lezyonun kenarında oluşan küçük veya ikincil olarak biçimlenmiş olan lezyon.
  11. Atardamar'a çok yakın olarak seyreden toplardamar.
  12. Satellatizm gösteren.
  13. (en) Satellite, artificial satellite,.
  14. (en) Communication satellite, telecommunication satellite,.
  15. (en) Minion.
  16. (en) Secondary planet.
  17. (en) Moon.
  18. (en) Earth satellite.
  19. (en) Satellite.
  20. (en) Television satellite.
  21. (en) Secondary.
  22. (al) Satellit, künstlicher Satellit, Trabant,
  23. (al) Nachrichtensatellit,
  24. (al) Fernsehsatellit, Telesatellit
  25. (al) Satellit
  26. (fr) Satellite (artificielle),
  27. (fr) Satellite de communication (de télécommunitation),
  28. (fr) Satellite
  29. (fr) Satellite de télévision

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008