|
ayıran
-
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
-
Diacritic.
-
Distinctive. selective. dispersive.
-
Diacritical. distinctive. selective.
-
Çıplak, kınından çıkmış
Örnek:
Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı. E. E. Talu
-
Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
-
Alev.
-
1. Gösterişsiz, süssüz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz.
-
Artless. austere. bald. bare. chaste. conservative. homely. literal. lowly. modest. nominative. plain. quiet. simple. sober. stark.
-
Simple. naked. flame. clean and spare. bare. uncovered. steep. simple. austere. bald. frugal. proper. spartan. stark. uncoloured. uncolored.
-
Assertoric
-
Bald. bare. naked. nominative. plain. severe. simple. simplex. simplificative. unvarnished. vivid.
-
Assertorique
-
Asserere
-
Köpek ve ineklere yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek
Örnek:
Köpek bile yal yediği kaba pislemez. Atasözü
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|