Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > avcı hattı nedir, avcı hattı ne demek, avcı hattıın anlamı (avcı hattı nnd)

avcı hattı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






avcı hattı

  1. Savaşta düşmana doğru dağılarak ön safta ilerleyen asker topluluğu.

avcı (nedir ne demek)

  1. Avı kendine iş edinen kimse
    Örnek: Avcı, elinde ipi silkeleyerek yavaş yavaş ağını çekiyordu. M. Ş. Esendal
  2. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
  3. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse.
  4. Avcılara özgü şey.
  5. Avlanmayı seven, avı iş edinen kimse.
  6. (en) Hunting. hunter. shooter. chaser. birdman. huntsman. huntress. gun. trapper. skirmisher. shikari.
  7. (en) Hunter. trapper. huntsman. skirmisher.
  8. (en) Hunter. huntsman. skirmisher. lightinfantry soldier. game hunter.

avc  US UK (nedir ne demek)

  1. (American Veterans Committee) "American Veterans Committee (Amerikan Gaziler Komitesi)", Amerikan Gaziler Komitesi, Amerika'da bir savaşŸ gazileri teşŸkilatı

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. 1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  10. Akla, mantığa uygun.
  11. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  12. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
  13. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
  14. (en) correct.
  15. (en) true
  16. (fr) vrai
  17. (la) verus

ön(nedir ne demek)

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
    Örnek: Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en) Front. fore. frontal. anterior. forward. initiative. precursory. preliminary. front. face. fore. presence. ante-. pre-. pro-.
  11. (en) Fore. forward. front. frontal. preliminary.
  12. (en) Front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük