Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > atmak nedir, atmak ne demek, atmakın anlamı, ingilizcesi (atmak nnd)

atmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






atmak

  1. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
  2. Bir şeyi yere doğru bırakmak.
  3. Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
  4. Koymak
    Örnek: Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek
  5. Rastgele bir kenara koymak.
  6. Uzatmak.
  7. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  8. Sille, tokat vurmak.
  9. (en) Draw the longbow. throw. throw away. throw into. eject. give a kick. tell lies. cashier. cast. cast away. cast off. catapult. chuck. chuck away. chuck out. dart. dash. deliver. discharge. doff. drop. elbow out. elbow smb. out. eliminate. fabricate. f.
  10. (en) Axe. bung. cast. chuck. cut. dart. discard. discharge. eliminate. expel. impute. project. reject. remove. scrap. shed. shoot. shy. sling. throw. toss.
  11. (en) discard.
  12. (en) Scut ch
  13. (en) Blow, blow out

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. 1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  10. Akla, mantığa uygun.
  11. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  12. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
  13. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
  14. (en) correct.
  15. (en) true
  16. (fr) vrai
  17. (la) verus

fırlatmak(nedir ne demek)

  1. Hızla atmak, bulunduğu yerden dışarı atmak
    Örnek: Ali Rıza balıkçılara doğru bir taş fırlattı. S. F. Abasıyanık
  2. (en) Hurl. launch. eject. throw. toss. bung. cast. cast away. catapult. chuck. chuck away. dart. fling. hurtle. pelt. project. send. shoot. shoot out. shy. swing. whisk.
  3. (en) Bung. cast. chuck. dart. eject. heave. hurl. project. put. shoot. shy. sling. throw.
  4. (en) To hurl. to fling. cast. dart. dash. pitch. send. shoot. shy. sling. spin. spring. throw. toss. whack. whip.
  5. (en) aim
  6. (en) Blast off

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük