atlatmak ne demek?

  1. Atlama işini yaptırmak.
  2. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
  3. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak

    Bana sorarsanız işin en güç tarafını atlattık.

    T. Buğra
  4. Başından savmak
  5. Savsaklamak.
  6. Aldatmak

    Onları da ara sıra atlatanlar bulunur.

    H. R. Gürpınar
  7. (en)Give smb.
  8. (en)The slip.
  9. (en)Beat smb.
  10. (en)To it.
  11. (en)Overcome.
  12. (en)Put off.
  13. (en)Get over.
  14. (en)Come through.
  15. (en)Bypass.
  16. (en)Circumvent.
  17. (en)Dish.
  18. (en)Dodge.
  19. (en)Escape.
  20. (en)Jump.
  21. (en)Let down.
  22. (en)Outwit.
  23. (en)Parry.
  24. (en)Pull through.
  25. (en)Shake.
  26. (en)Skip.
  27. (en)Slip.
  28. (en)Stall off.
  29. (en)Take.
  30. (en)Throw off.
  31. (en)Tide over.
  32. (en)Turn.
  33. (en)Ward off.
  34. (en)Breeze.
  35. (en)Cheat.
  36. (en)Fend.
  37. (en)To make jump.
  38. (en)To leap sth over sth.
  39. (en)To recover from.
  40. (en)To overcome.
  41. (en)To escape.
  42. (en)To elude.
  43. (en)To avoid.
  44. (en)To weather.
  45. (en)To doge.
  46. (en)To throw sth/sb off.
  47. (en)To get rid of.
  48. (en)To cheat.
  49. (en)To evade.
  50. (en)To make sb jump.
  51. (en)To have a narrow escape from.
  52. (en)To put off sb with empty promises.
  53. (en)Fob off.
  54. (en)Send sb to the right about.
  55. (en)Shed.
  56. (en)Shirk.
  57. (en)To get through.
  58. (en)Weather.

atlama

  1. Atlamak işi.
  2. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma.
  3. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
  4. Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması.
  5. Bir filmdeki devinimin doğal akışını değiştiren, şaşırtıcı sonuçlar, çarpıcı etkiler sağlamakta kullanılan kesim.
  6. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma.
  7. Bu yolla en uzağaatlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
  8. (en)Hop.
  9. (en)Jumping event, vault.
  10. (en)Leap.

atlatma

  1. Atlatmak işi.
  2. Bazı çalışanların iş yerlerinde verilen görevi yapmayıp iş verenlerini oyalaması durumu.
  3. (en)Evasion.
  4. (en)Omission.
  5. (en)Riddance.
  6. (en)Making sb jump.
  7. (en)Recovery.
  8. (en)Dodge.

atlatmamak

  1. (en)Form of atlatmak) beat smb.
  2. (en)To it, overcome, put off, get over, come through, bypass, circumvent, dish, dodge, escape, jump, let down, outwit, parry, pull through, shake, skip, slip, stall off, take, throw off, tide over, turn, ward off.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

atlatmaatlatmamakatlatatlatarakatlatıcıatlatılmaatlatılmakatlaatla arpayı dövüştürmekatla çiğnemekatla deve değilatla gezintiye çıkmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın