Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > atlas nedir, atlas ne demek (atlas nnd)

atlas nedir, atlas ne demek?

atlas   US UK

  1. Yüzü parlak, sık dokunmuş bir tür ipekli kumaş, saten.
  2. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
  3. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap.
  4. Çeşitli ölçekte ve çeşitli amaçlara yönelik coğrafya haritalarını bir araya toplayan dergi.
  5. Birinci omur
  6. Birinci boyun omuru.
  7. 1. üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2. düz, havasız, tüysüz. 3. büyük harita. 4. atlas okyanusu. 5. kuzey afrika'da fas, cezayir'i geçerek tunus körfezi'ne kadar uzanan sıradağlara verilen ad.
  8. İpekten yapılmış kumaş. Üstü ipek, altı pamuk kumaş.
  9. (en) One who sustains a great burden.
  10. (en) The first vertebra of the neck, articulating immediately with the skull, thus sustaining the globe of the head, whence the name.
  11. (en) Collection of maps in a volume A volume of plates illustrating any subject.
  12. (en) Work in which subjects are exhibited in a tabular from or arrangement; as, an historical atlas.
  13. (en) Large, square folio, resembling a volume of maps; called also atlas folio.
  14. (en) Drawing paper of large size.
  15. (en) See under Paper,.
  16. (en) Book of maps and geographic tables.
  17. (en) Bound collection of maps.
  18. (en) Book of maps An atlas of the United States has maps of all 50 states and the U S territories.
  19. (en) Book of maps.
  20. (en) Collection of maps in book or loose-leaf form, with a standard design, organized around a coherent theme For example, a world atlas, a national atlas, or an historical atlas.
  21. (en) Volume of maps, plates, engravings, tables, etc.
  22. (en) Volume of maps, which sometimes includes economic, political and/or geographic information.
  23. (en) Bound collection of maps, illustrations, informative tables, charts, or textual materials.
  24. (en) Volume of maps with or without descriptive text.
  25. (en) Bound collection of maps that may include charts, illustrations, tables, and detailed explanations of features on the maps A detailed atlas or map created about the time your ancestors lived in an area can be very helpful in determining where they lived, who their neighbors were, where they might have traveled to church, etc.
  26. (en) Bound volume of maps, charts, plates or tables illustrating any subject.
  27. (en) One of two huge particle detectors being built for use in experiments at the LHC.
  28. (en) Book of maps Healey Library's atlas collection is located on the library's 4th floor.
  29. (en) First vertebra , atlas.
  30. (en) Atlas.
  31. (en) Satin.
  32. (en) Rich kind of satin manufactured in India.
  33. (en) Figure of a man used as a supporting column the 1st cervical vertebra a collection of maps in book form a Titan who was forced by Zeus to bear the sky on his shoulders.
  34. (en) Mapbook.
  35. (en) Titan who was forced by Zeus to bear the sky on his shoulders.
  36. (en) Collection of maps in book form.
  37. (en) The 1st cervical vertebra.
  38. (en) Figure of a man used as a supporting column.
  39. (en) An early liquid-fueled rocket, used by US astronauts and still in use for unmanned launches Because of its lightweight construction it uses no staging, but only drops two of its engines.
  40. (en) Collection of maps.
  41. (en) Volume of maps, plates, engravings, tables, etc with or without descriptive letterpress It may be an independent publication or it may have been issued to accompany one or more volumes of text.
  42. (en) The result of a comprehensive survey of a large geographical area that maps the occurrence of species in subdivisions of that area An atlas is usually based on a grid of fixed intervals of distance or degrees latitude and longitude It is restricted to a particular season of the year, usually the breeding season.
  43. (en) An atlas is a package of maps coverring some part of the world, suitable for use in an application For instance an atlas might have maps of Scotland with more detailed coverage of major cities.
  44. (en) Computer-controlled instrument which measures the Staple Length, Staple Strength and Position of Break of individual staples In operation, a continuous belt conveys each staple between an array of lights and an array of photocells, which detects the ends of the staple and enables the length to be measured The staple is then grasped by two sets of jaws and broken The force required is measured in Newtons The two pieces of the broken staple are individually collected and weighed and, from the masses, lengths and core test yield, the staple linear density is calculated and expressed in kilotex; the Staple Strength is expressed as Newtons/kilotex The masses of the two pieces are also used to calculate the Position of Break.
  45. (en) Finest woven silk, the best quality of jacquard with the folklore that an entire yard of atlas can be strung through a small ring to show how fine the weave is Expensive and very exclusive and is mostly used for very formal or bridal wear and in collectors Saris.
  46. (en) The computerized catalog of books, periodicals, and media materials owned by the TTU Library.
  47. Göklere destek olduğu söylenen bir yarı-tanrı
  48. Atlas (harita kitabı).
  49. Boyun fıkra kemiklerinin birincisi, atlas, birinci omur
  50. Bir çeşit ipekli kumaş, atlas
  51. Buyük boy kâğıt.
  52. Atlas [mit.]

yüz (nedir ne demek)

  1. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  3. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  5. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
    Örnek: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
  6. Kesici araçlarda keskin kenar.
  7. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  8. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
  9. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  10. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
  11. Nedeniyle, sebebiyle
    Örnek: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
  12. Yüzey, satıh.
  13. (Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
  14. Bk. yan
  15. (en) Side.
  16. (en) Façade.
  17. (en) Surface.
  18. (en) İmpudence.
  19. (en) Aspect.
  20. (en) Favour.
  21. (en) Mush.
  22. (en) Facial.
  23. (en) Facade, front.
  24. (en) Hundred.
  25. (en) Obverse.
  26. (en) Cast of features.
  27. (en) Countenance.
  28. (en) Dial.
  29. (en) Face.
  30. (en) Front.
  31. (en) Frontispiece.
  32. (en) Kisser.
  33. (en) Mien.
  34. (en) Phiz.
  35. (en) Physiognomy.
  36. (en) Puss.
  37. (en) Snoot.
  38. (en) Visage.
  39. (en) Hecto-.
  40. (en) Cheek.
  41. (en) Reverse.
  42. (en) Yüz the right side.
  43. (fr) Façade

parlak (nedir ne demek)

  1. Parlayan, ışıldayan
    Örnek: Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. H. E. Adıvar
  2. Temiz ve ışıklı
    Örnek: Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı. F. N. Çamlıbel
  3. Göze çarpacak kadar başarılı
    Örnek: Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık. A. Gündüz
  4. Yüzü güzel (oğlan).
  5. Parlayan, ışıldayan.
  6. Temiz.
  7. Çok başarılı.
  8. 1. parlayan, ışıldayan. temiz. 2. çok başarılı.
  9. (en) Clever.
  10. (en) Colourful.
  11. (en) Fine.
  12. (en) Garish.
  13. (en) Gaudy.
  14. (en) Glistering.
  15. (en) Radiant.
  16. (en) Astute.
  17. (en) Crystalline.
  18. (en) Glad.
  19. (en) Glare.
  20. (en) Lively.
  21. (en) Shining.
  22. (en) Bright.
  23. (en) Luminous.
  24. (en) Luminescent.
  25. (en) Dazzling.
  26. (en) Shiny.
  27. (en) Oriental.
  28. (en) Pyrotechnic, pyrotechnical.
  29. (en) Glossy.
  30. (en) Aglow.
  31. (en) Brilliant.
  32. (en) Ardent.
  33. (en) Clear.
  34. (en) Crowning.
  35. (en) Crystal.
  36. (en) Effulgent.
  37. (en) Flamboyant.
  38. (en) Flaming.
  39. (en) Flaring.
  40. (en) Flashy.
  41. (en) Fulgent.
  42. (en) Fulgurant.
  43. (en) Glace.
  44. (en) Glittering.
  45. (en) Glowing.
  46. (en) Gorgeous.
  47. (en) İlluminant.
  48. (en) İncandescent.
  49. (en) Glorious.
  50. (en) Grand.
  51. (en) Jazzy.
  52. (en) Light.
  53. (en) Lurid.
  54. (en) Polish.
  55. (en) Polished.
  56. (en) Resplendent.
  57. (en) Rich.
  58. (en) Rosy.
  59. (en) Ruby.
  60. (en) Silken.
  61. (en) Sleek.
  62. (en) Sparkling.
  63. (en) Gleaming.
  64. (en) Successful.
  65. (en) İnfluental.
  66. (en) Luculent.
  67. (en) Lustrous.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010