|
atlama çizgisi
-
Tek adım veya üç adım atlama yarışmalarında sıçramadan önce ayağın son olarak konulduğu çizgi.
-
Atlamalarda, atletlerin daha ileriye basamayacaklarını belirten sıçrama tahtasının kum havuzu yönündeki kıyısı.
-
Take-Off line
-
Absprunglinie, ligne d'appel
-
Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma.
-
Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
Örnek:
Biraz daha geçti, sırıkla yüksek atlama müsabakası ilan olundu. M. Ş. Esendal
-
Atlamak işi.
-
Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması.
-
Bir filmdeki devinimin doğal akışını değiştiren, şaşırtıcı sonuçlar, çarpıcı etkiler sağlamakta kullanılan kesim.
-
1- Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. 2- Bu yolla en uzağaatlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
-
Jump (cut)
-
omission.
-
Jump. leap. skip. vault. spring. skipping. omitting. omission.
-
A jump. skipping. by-pass. jumping off. jumping. leap. spring. vault.
-
vault
-
Jumping event, vault
-
Biidsprung, Sprung
-
Sprung
-
saut
-
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
Örnek:
Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin
-
Yüz ve vücut hatlarının her biri
Örnek:
Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat
-
Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.
-
Temel
Örnek:
Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım. A. İlhan
-
Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.
-
Bk. satır
-
Bk. damar
-
Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (Genellikle kireçli su ile çizilir.)
-
Line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.
-
Furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.
-
Dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok.
-
line
-
ruling
-
Bir sayfa üzerinde alt alta ve yan yana gelen kelimelerden oluşan dizi
Örnek:
Yazılardan bıkmışım artık tek satır okumayayım. H. Taner
-
Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir tür bıçak.
-
Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi.
-
Line, scanning line
-
Line. chopper. chopping knife. cleaver.
-
Chopper. cleave. line.
-
Zeile, Abtastzeile, Bildzeile
-
Eşi olmayan, biricik, yegâne
Örnek:
Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir. Y. Z. Ortaç
-
Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
Örnek:
Dirseği hafifçe dizime dokunuyor ve bir saçı, bir tek tel saçı kaşının ucuna sürünüyordu. M. Ş. Esendal
-
Bir kadeh içki.
-
Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
-
Yalnızca.
-
Hiç, hiçbir
Örnek:
Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik. R. H. Karay
-
İki ile bölünemeyen (sayı).
-
Sessiz, hareketsiz, uslu.
-
Biricik, eşi olmayan.
-
Only. single. unique. one. solitary. odd. individual. exclusive. lone. singular. sole. one and only. single. one. fellow. mono-. uni-. homo-. homeo-. homoeo-.
-
İndividual. isolated. lone. odd. one. only. particular. single. singular. sole. solitary. solo. unique. alone. merely. odd. single thing. a single thing. only once.
-
A Siberian ibex.
-
Mono. odd. single. one. only. sole. solitary. unique. unrivaled. inimitable. exclusive. individual. simple. uneven. unit. unitary.
-
uneven
adım(nedir ne demek)
-
Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
-
Girişim, hamle.
-
Aşama.
-
Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
-
Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
-
İki dişli arasındaki aralık.
-
Bir ayak atışıyla alınan, uzunluğu yaklaşık 75 cm'lik yol.
-
Ayakta temel duruştan, bir ayağın, türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi.
-
Step. footstep. foot. pace.
-
Footstep. pace. step.
-
Step. pace. footpace. footstep.
-
step
-
pas
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|