Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > atfedilen şahıs nedir, atfedilen şahıs ne demek (atfedilen şahıs nnd)

atfedilen şahıs nedir, atfedilen şahıs ne demek?

atfedilen şahıs

  1. Şüpheliden ziyade imzayı atmakla yükümlü şahıs, imzanın esas sahibi, zikredilen, adı geçen kişi.

şahıs (nedir ne demek)

  1. Kimse, kişi, zat
    Örnek: Yazılarınız da, şahıslarınız da birbirine benzemez. P. Safa
  2. Kişi.
  3. Fiilin gösterdiği işin hangişahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. Kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi 1.şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen 2.şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne 3.şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır.
  4. Bk. kişi
  5. (en) Person.
  6. (en) İndividual.
  7. (en) Party.
  8. (en) Natural person.
  9. (en) Figure.
  10. (en) Self.
  11. (en) İndividual kişi.
  12. (en) Kimsa.
  13. (en) Person kişi.
  14. (en) Character kişi.
  15. (en) Character.
  16. (en) İndividual person.
  17. (en) Personality.
  18. (en) Soul.
  19. (fr) Personne

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) İndividual.
  11. (en) Person.
  12. (en) Bird.
  13. (en) Character.
  14. (en) Human being.
  15. (en) Soul.
  16. (en) Self.
  17. (en) Head.
  18. (en) Persona.
  19. (en) Poll.
  20. (en) Wallah.
  21. (en) Wight.
  22. (en) Life.
  23. (en) People.
  24. (en) Entity.
  25. (en) İndividual person.
  26. (en) Merchant.
  27. (fr) Personne

ziyade (nedir ne demek)

  1. Çok, daha çok, daha fazla
    Örnek: Tevkifhane müdürü de bizden ziyade onlarla ahbaplık etti. F. R. Atay
  2. Çoğalma, artma.
  3. (Mimarlık) Caminin anayapısı ile çevre duvarları arasında kalan üstü açık bölümlere verilen ad.
  4. (en) Much.
  5. (en) More.
  6. (en) Surplus.
  7. (en) Too much.
  8. (en) Excessive.
  9. (en) Left over.
  10. (en) Excess.

ziya (nedir ne demek)

  1. Işık, aydınlık
    Örnek: Dışarıda batmış güneşin bıraktığı ziya artık fersizleşiyor. R. H. Karay
  2. Bk. ışık
  3. Işık, aydınlık.
  4. (en) Aydınlık.
  5. (en) Light.
  6. (en) Light ışık.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009