Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ateş gibi nedir, ateş gibi ne demek (ateş gibi nnd)

ateş gibi nedir, ateş gibi ne demek?

ateş gibi

  1. 1) çok sıcak; 2) zeki, çalışkan ve becerikli; 3) kıpkırmızı.
  2. (en) Fiery, very hot, hardworking, igneous.

ateş (nedir ne demek)

  1. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr.
  2. Tutuşmuş olan cisim.
  3. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç.
  4. Patlayıcı silahların atılması.
  5. Vücut ısısı
    Örnek: Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi. S. F. Abasıyanık
  6. Öfke, hırs, hınç
    Örnek: Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı. T. Buğra
  7. Kırmızı, alev renginde olan.
  8. Coşkunluk
  9. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi.
  10. Humma.
  11. Yanıcı maddelerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
  12. Coşkululuk, coşku.
  13. (en) Fire.
  14. (en) Blaze.
  15. (en) Heat.
  16. (en) Fever.
  17. (en) Temperature.
  18. (en) Mettle.
  19. (en) Pyro-.
  20. (en) Ardour.
  21. (en) Flame.
  22. (en) Glow.
  23. (en) Gunfire.
  24. (en) Zeal.
  25. (en) Passion.
  26. (en) Flush.
  27. (en) Pounding.
  28. (al) Feu
  29. (al) Feuer
  30. (fr) Feu

gibi (nedir ne demek)

  1. ...-e benzer
    Örnek: İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir. H. Taner
  2. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
  3. İmişçesine, benzer biçimde
    Örnek: Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir. O. S. Orhon
  4. ...-e yakışır biçimde.
  5. (en) Like.
  6. (en) Kind of.
  7. (en) Something like.
  8. (en) Fashion.
  9. (en) Such as.
  10. (en) Wise.
  11. (en) So as.
  12. (en) Such.
  13. (en) As if.
  14. (en) As though.
  15. (en) About.
  16. (en) Around.
  17. (en) Almost.
  18. (en) Parkinson's law.

gib   US UK (nedir ne demek)

  1. Çivi, pin, saplama
  2. Erkek kedi.
  3. Çivi, cıvata, pim

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

sıcak (nedir ne demek)

  1. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
    Örnek: Yorganın altında sıcak göz yaşları dökerek gecelerce beklemişti. O. Kemal
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
    Örnek: Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi. A. Gündüz
  3. Havadaki yüksek ısı
    Örnek: Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor. N. Cumalı
  4. Yer
    Örnek: Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Hamam.
  6. Dostça olan, sevgi dolu.
  7. Sıcak yer
  8. Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
  9. (en) Cordial.
  10. (en) Jeated.
  11. (en) Sultry Turkish bath.
  12. (en) Hot.
  13. (en) Quick.
  14. (en) Warm.
  15. (en) Thermal.
  16. (en) Fervent.
  17. (en) Friendly.
  18. (en) Heat.
  19. (en) Pleasant.
  20. (en) Sultry.
  21. (en) Affectinate.
  22. (en) Cozy.
  23. (fr) Chaud

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.025