|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
için
-
Amacıyla, maksadıyla
Örnek:
Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Sebep ve sonuç belirten bir söz
Örnek:
Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin
-
-dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
Örnek:
Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Özgü, ayrılmış.
-
Düşüncesince, kendince, göre
Örnek:
Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat. B. Felek
-
Hakkında
Örnek:
Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var. B. R. Eyuboğlu
-
Oranla, göz önünde tutulursa.
-
Karşılığında, karşılık olarak.
-
İn the cause of. pro. so. so as to. that. for. pro. seeing. in order to. on account of.
-
For. on.
-
Because. to. for. in order to. in order that. so that. about. concerning. ad. pro. so as to.
-
Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan
Örnek:
İkisi de gözlerinin ıslak, kalplerinin hüzünlü olduğunu anlamışlardı. H. E. Adıvar
-
Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış
Örnek:
Hastanın soğuk terle ıslak alnına avucunu koyarak durdu. P. Safa
-
Wet. damp. moist. watery. dank. liquid. slobbery. sloppy. soppy. splashy. sticky.
-
wet.
-
Wet. damp. dewy.
-
tacky
-
Saran, içine alan şey, zarf.
-
Çevirme.
-
Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek.
-
Bir ayakta alınan paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk.
-
Sarılarak yapılan.
-
Sarmak işi.
-
Erkek dansçının kadın dansçıyı kollarıylasarması.
-
Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma.
-
Winding, spooling
-
Wrapping. winding. envelopment. packing. twine. infestation. involvement. stuffed dish.
-
Wrapping. surrounding. joint. reefer.
-
Encapsulation. wrapping. bandaging. surrounding. enveloping. embracing. coiling up. twining around. hot dish made of grape or cabbage leaves stuffed with meat and rice. a wrestling maneuver. an embossed motif. design. envelopment. involution.
-
wrapping
-
Wicklung
-
Enroulement, bobinage, embobinage
-
enveloppement
-
To this end
sebep(nedir ne demek)
-
Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey
Örnek:
Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur. S. F. Abasıyanık
-
Reason. cause. occasion. ground. subject. why. account. causation. consideration. inducement.
-
Matter. score. cause. reason. source. means. occassion. reason neden.
-
Causa. cause. pretext. excuse. means. medium. ground. motive. account. bond. casus. inducement. motivation. peg. reason. score. source.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|