Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > atık su borusu nedir, atık su borusu ne demek, atık su borusuun anlamı, ingilizcesi (atık su borusu nnd)

atık su borusu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






atık su borusu

  1. (en) Waste pipe

atık (nedir ne demek)

  1. Atılmış, atılan.
  2. Süt veya yoğurt çalkamaya yarar küçük yayık.
  3. 1- Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. 2- Yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller.İng.: waste, refuse Fr.: refus Alm.: Abfall
  4. Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı.
  5. (en) Waste. waste. waste product. faecal matter. contaminant. fallout. fall-out. contamination. faeces. refuse. rejectamenta. rejection. throw-out.
  6. (en) Small churn.
  7. (en) waste.
  8. (en) waste

su (nedir ne demek)

  1. Yaşam kaynağı.
    Örnek: Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin
  2. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
  3. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.
  4. Bazı kokulu yaprak veya çiçekler imbikten çekilerek elde edilen kokulu sıvı.
  5. Yemeğin sulu bölümü
    Örnek: Belki de iki bardak turşu suyu içecek. S. F. Abasıyanık
  6. Hidrojenle oksijenden oluşan, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.
  7. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
  8. Sutaşı.
  9. Bkz. çay.
  10. Sağ, salim.
  11. Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  12. (en) Water. aquatic. aqueous. water. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-.
  13. (en) Water. aquatic. aqueous. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-. head. impervious.
  14. (en) Water. public utilities. public utility services. utility stock. tons deadweight. adam's wine.
  15. (en) Sites in the ex-Soviet Union. switch user.
  16. (en) Status uncertain, often because of low search effort or cryptic nature of the element.
  17. (en) The 3-dimensional Lie group of 2 x 2 unitary matrices; the most common Lie group in mathematics and physics after the circle. the building letter code for the Surge Research Building, 90 Medical Center Way, San Francisco. A UNIX utility for temporarily switching users during a session Requires a password.
  18. (en) Special Unitary group of n x n matrices. Companies in the economic censuses in which the establishment and the company are one and the same See also MU.
  19. (en) Service User The end user at the customer premises.
  20. (en) Abbreviated form of Skinner Union, supplier of carburettors on six-cylinder Land-Rovers.
  21. (en) Signals Unit.
  22. (en) Subscriber Unit. abbr Signaling Unit.
  23. (en) Ffel Stafford Unsubsidized.
  24. (en) A command that substitutes another user's login for that of the user who invoked the command, logging in the invoking user under the substituted login The invoking user must know the login password for the user whose login is being substituted If no other user's login is specified, the command substitutes the root login.
  25. (en) Service Unit.

çay (nedir ne demek)

  1. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı.
  2. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
    Örnek: O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler. R. N. Güntekin
  3. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek.
  4. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
    Örnek: Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım. P. Safa
  5. Müzikli toplantı
    Örnek: Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir. H. Taner
  6. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu
    Örnek: Deli bir çayın kıyısındaki yalçın bir kaya gibidir. T. Buğra
  7. Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis).
  8. Çaygiller (Theaceae) familyasından, çiçekleri er dişi, nadiren tek eşeyli, kapsül tipi meyveleri olan, genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan, ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan, asıl vatanı Çin ve Japonya olan, her dem yeşil, ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler.
  9. Yapraklarında % 2-4 arasında kafein, az miktarda teofilin ve teobromin, % 10-20 arasında tanen, % 1-1. 5 uçucu yağ içeren, hekimlikte enfüzyon biçiminde uyarıcı, idrar söktürücü ve sürgün önleyici olarak kullanılan çaygiller familyasından bir bitki.
  10. (en) Tea. tea party. brook. rivulet. stream. streamlet. run. runlet. beck. bourn. bourne. branch. burn. creek. rill. runnel. watercourse.
  11. (en) Brook. creek. stream. tea.
  12. (en) Brook. stream. tea. tea party. rivulent.
  13. Küçük alçak ada
  14. (la) Camellia sinensis

boru (nedir ne demek)

  1. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir
    Örnek: Soba borusu kazanın içinden geçerdi. N. Cumalı
  2. Borazan
  3. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. Temel parçacıkları algılayan Geigerborulanndan televizyon görüntüborusuna ve eksicikborularına değin değişik kullanım yerleri vardır.
  4. (en) Pipe. tube. trumpet. horn. clarion. conduit. drain. duct. trump.
  5. (en) Bore. clarion. duct. flue. horn. pipe. trumpet. tube. tubing. bugle.
  6. (en) Conduit. horn. pipe. trumpet. tube. bugle. cane. spout. orifice. flue. duct. beak. cornet. nose. nozzle. penstock. blare. funnel. trump.
  7. (en) tube
  8. (al) Röhre
  9. (fr) Tube, lampe

waste pipe  US UK (nedir ne demek)

  1. Atık su borusu, boşaltma borusu

waste  US UK (nedir ne demek)

  1. Atılmış, kullanılmaz
  2. Bedenden çıkarılmış, ifraz edilmiş
  3. Boş, hali, terkedilmiş
  4. çorak
  5. Viran, harap
  6. Artık, yeterinden fazla
  7. İsraf, telef, çarçur, heder, savurma
  8. İyi kullanmama, değerlendirmeme
  9. Boş arazi
  10. Metruk arazi
  11. beyaban
  12. Issız yer
  13. Yıkım, harabiyet
  14. Kullanılmadan boşa giden şey, fire
  15. Çöp, artık
  16. Harap etmek, viraneye çevirmek
  17. Aşındırmak, kullanıp yıpratmak
  18. Harcamak, boşuna sarfetmek, israf etmek
  19. kaybetmek
  20. (argo) öldürmek
  21. aşınmak
  22. Heba olmak
  23. Aşırı derecede kilo vermek
  24. Boşa geçirmek, boşa harcamak, israf etmek, çarçur etmek, harcamak, heba etmek, harap etmek, tüketmek, öldürmek [amer.], aşınmak, tükenmek, aşırı zayıflamak

pipe  US UK (nedir ne demek)

  1. boru
  2. Kaval, düdük
  3. Org borusu
  4. Pipo, çubuk
  5. Bir çubukluk tütün
  6. Silistre, silistre ile verilen kumanda
  7. Nefes borusu
  8. 550 litrelik şarap fıçısı
  9. Çoğ., müz
  10. Düdük çalmak
  11. Düdük çalarak kumanda vermek
  12. Borularla teçhiz etmek
  13. Elbiseyi şeritle süslemek
  14. Silistre ile çağırmak .pipe down! (argo) sus kes se- sini
  15. Boru ile taşımak, boru hattından sevketmek, boru çalmak, kaval çalmak, düdük çalmak, ıslık çalmak, hoparlörle duyurmak, ince sesle söylemek, şeritle süslemek, sutaşı geçirmek

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük