NND Sözlük

Ana Sayfa > astronomik fiyat nedir, astronomik fiyat ne demek (astronomik fiyat nnd)

astronomik fiyat nedir, astronomik fiyat ne demek?

astronomik fiyat

  1. Çok yüksek fiyat.
  2. (en) Fancy price.
  3. (en) Exorbitant price.

astronomik (nedir ne demek)

  1. Gök bilimiyle ilgili olan.
  2. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.
  3. (en) Astronomic, astronomical, stratospheric.

fiyat (nedir ne demek)

  1. Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
    Örnek: Birkaç ev döşettiğim için mobilya fiyatlarından pek iyi anlarım. Ö. Seyfettin
  2. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.
  3. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki
    Örnek: Fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdam geliştirici tedbirler öngörülür... Anayasa
  4. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı.
  5. Bk. eder
  6. (en) Price.
  7. (en) Cost.
  8. (en) Figure.
  9. (en) Terms.
  10. (en) Rate.
  11. (en) Valuation.
  12. (en) Charge.
  13. (en) Demand function.
  14. (en) Expense.
  15. (en) Rate regulation.

eder (nedir ne demek)

  1. Fiyat, paha, değer.
  2. Fîât.
  3. (en) Price.

çok yüksek (nedir ne demek)

  1. (en) Astronomic, astronomical, sky-high, towering.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Dominant.
  10. (en) Eminent.
  11. (en) Grand.
  12. (en) Great.
  13. (en) High- level.
  14. (en) Elevated.
  15. (en) Exalted.
  16. (en) High.
  17. (en) Highrise.
  18. (en) Lofty.
  19. (en) Loud.
  20. (en) Spheric.
  21. (en) Stately.
  22. (en) Superior.
  23. (en) Tall.
  24. (en) Acro-.
  25. (en) Hyper-.
  26. (en) Above.
  27. (en) Over.
  28. (en) Noble.
  29. (en) Precipitous.
  30. (en) Rarefied.
  31. (en) Moor.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016