|
aspirant officer
-
İstekli, arzulu, talip
-
İstekli, talip, aday
-
), (f.) memur
-
subay
-
Polis memuru
-
Subaylarını atamak (gemi)
-
Komuta etmek, idare etmek
-
Subayları atamak (gemi), komuta etmek, idare etmek
-
Officer candidate, aspirant officer
-
Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker
Örnek:
Seni gelin edeceğiz, kılıçlı bir subayın koluna gireceksin. H. E. Adıvar
-
Silahlı kuvvetler içinde asteğmenden mareşale kadar rütbelere yükselebilen özel yasalara bağlı asker.
-
officer.
-
Army officer. officer. commissioned officer.
aday(nedir ne demek)
-
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse
Örnek:
Babası da beni damat adayı olarak görüyordu. M. Yesarî
-
Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet
Örnek:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, on gün içinde Başkanlık Divanına bildirilir. Anayasa
-
Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular.
-
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse.
-
Bir iş için yetiştirilmekte olan kimse.
-
Applicant. cadet. candidate. aspirant. contestant. entrant. nominee. postulant. remainderman.
-
Applicant. candidate. nominee. applicant namzet.
-
Candidate. nominee. suitor. solicitor. aspirant. postulant.
-
candidate
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|