Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > asil nedir, asil ne demek (asil nnd)

asil nedir, asil ne demek?

asil

  1. Soylu
    Örnek: Hepsi de iyi yüzlü asil tavırlı aile çocuklarıydı. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Yüksek duygu ile yapılan.
  3. Bir görevin asıl sahibi.
  4. Soylu.
  5. 1. sağlam. 2. iyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden. 3. kendi kendine hareket eden. 4. soyu, sopu belli. necip.
  6. Esas. Yedek olmayan.
  7. (C.: Avasil-Usul) Kovandan bal alan kişi. (Osmanlıca'da yazılışı: âsil)
  8. (en) Highborn.
  9. (en) Lordly.
  10. (en) Noble.
  11. (en) Permanent vekil karşıtı.
  12. (en) Aristocratic.
  13. (en) Official definitively appointed.
  14. (en) Permanent.
  15. (en) Principal.
  16. (en) Dignified.
  17. (en) Elevated.
  18. (en) Generous.
  19. (en) Gentle.
  20. (en) Great.
  21. (en) High.
  22. (en) High- born.
  23. (en) Master.

soylu (nedir ne demek)

  1. Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asil
    Örnek: Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir. N. Cumalı
  2. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil
  3. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan
    Örnek: Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi. F. R. Atay
  4. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).
  5. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
  6. (en) August.
  7. (en) Nobleman.
  8. (en) Of a good family.
  9. (en) Noblewoman.
  10. (en) Gentle.
  11. (en) High- born.
  12. (en) Highborn.
  13. (en) Elevated.
  14. (en) Noble.
  15. (en) Of good family.
  16. (en) Well-born.
  17. (en) Well-bred.
  18. (en) Aristocratic.
  19. (en) Aristocratical.
  20. (en) Gently born.
  21. (en) Born in the purple.
  22. (en) Genteel.
  23. (en) Of gentle birth.
  24. (en) Grand.
  25. (en) High.
  26. (en) Patrician.
  27. (en) Pedigreed.
  28. (en) Princely.
  29. (en) Thoroughbred.
  30. (en) Titled.
  31. (en) Truebred.
  32. (en) Blue blood.
  33. (en) Aristocrat.
  34. (en) Silk.
  35. (en) Well born.

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Dominant.
  10. (en) Eminent.
  11. (en) Grand.
  12. (en) Great.
  13. (en) High- level.
  14. (en) Elevated.
  15. (en) Exalted.
  16. (en) High.
  17. (en) Highrise.
  18. (en) Lofty.
  19. (en) Loud.
  20. (en) Spheric.
  21. (en) Stately.
  22. (en) Superior.
  23. (en) Tall.
  24. (en) Acro-.
  25. (en) Hyper-.
  26. (en) Above.
  27. (en) Over.
  28. (en) Noble.
  29. (en) Precipitous.
  30. (en) Rarefied.
  31. (en) Moor.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011