Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > asetilkolin reseptörleri nedir, asetilkolin reseptörleri ne demek (asetilkolin reseptörleri nnd)

asetilkolin reseptörleri nedir, asetilkolin reseptörleri ne demek?

asetilkolin reseptörleri

  1. Asetilkolinin bağlandığı hücre zarı proteinleri. Örnek: nikotinik reseptör sinirlerin postsinaptik uçlarında ve iskelet kası uç plâklarında bulunan bir iyon kanalıdır.
  2. (en) Acetylcholine receptors.
  3. (fr) Acétylcholine récepteur

asetilkolin (nedir ne demek)

  1. Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde.
  2. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı
  3. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde.
  4. (en) Acetylcholine.
  5. (fr) Acétylcholine, substance vagale

reseptör (nedir ne demek)

  1. Almaç.
  2. Bk. alıcı
  3. Almaç
  4. Bk. almaç
  5. Hücre içinde ya da üzerinde hormon, ilâç, virüs vb. nin özel olarak bağlandığı ve bazı hallerde özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein ya da oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı.
  6. Bir hücrenin yüzeyinde bulunan ve ilaçlarla, hormonlarla, zehir vb. maddeler ile reaksiyona giren bir radikal veya atom. Alıcılar bir enzimin aktif grubuyla birleştirilir ve ilaçlarla pasifleştirilebilirler (bloke edilebilirler).
  7. Ehrlich'in yan-zincir teorisinde kullanılan bir terim. Alıcı.
  8. Çeşitli uyarıları alabilen ve duyu organlarının yapısında bulunan özelleşmiş hücre, hücre grupları veya sinir uçları.
  9. Hücre içine veya üzerinde hormon, ilaç, virüs vb.nin özel olarak bağlandığı ve bazı durumlarda özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein veya oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı.
  10. (en) Receiver.
  11. (en) Receiving act.
  12. (en) Receptor.
  13. (en) Sense organ.
  14. (fr) Récepteur
  15. (la) Recipere: kabul etmek

alıcı (nedir ne demek)

  1. Satın almak isteyen kimse, müşteri.
  2. Kendisine bir şey gönderilen kimse.
  3. Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt.
  4. Almaç.
  5. Görüntüleri alan cihaz, kamera.
  6. Azrail.
  7. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.
  8. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.
  9. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç.
  10. Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.
  11. Caméra (de télévision), caméra électronique, caméra vidéo
  12. Appareil de prise de vues, caméra (cinématographique), ciné caméra,
  13. Kamera, Fernsehkamera, elektronische Kamera (Fernsehkamera)
  14. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV
  15. Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılıalıcı çeşidi.
  16. Kendisine kan verilen birey.
  17. Embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient.
  18. Duygulu, içli, alıngan.
  19. Atmac.
  20. (en) Camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera,.
  21. (en) Emptor.
  22. (en) Film camera.
  23. (en) Getter.
  24. (en) Motion picture camera.
  25. (en) Perquisitor.
  26. (en) Sink.
  27. (en) Shopper.
  28. (en) Recipient.
  29. (en) Consumer.
  30. (en) Buyer.
  31. (en) Camera, television camera, electron camera, electronic camera.
  32. (en) Customer.
  33. (en) Purchaser.
  34. (en) Client.
  35. (en) Taker.
  36. (en) Addressee.
  37. (en) Receiver.
  38. (en) Receiving set.
  39. (en) Acceptor.
  40. (en) Accepter.
  41. (en) Consignee.
  42. (en) Distributee.
  43. (en) Pickup.
  44. (en) Sounder.
  45. (en) Vendee.
  46. (en) Wireless receiving set.
  47. (en) Wireless set.
  48. (al) Empfänger
  49. (fr) Récepteur

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  13. (en) Cubicle.
  14. (en) Cellular.
  15. (en) Cell göze.
  16. (en) Closet.
  17. (en) Cell.
  18. (en) Cellula.
  19. (en) Cabin.
  20. (en) Hole.
  21. (en) Alcove.
  22. (en) Niche.
  23. (en) Room.
  24. (en) Chamber.
  25. (en) Cooler.
  26. (en) Cubby hole.
  27. (fr) Cellule
  28. (fr) Eellule

zar (nedir ne demek)

  1. İnce perde veya örtü.
  2. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar ve organ bölümleri, çeper.
  3. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper.
  4. Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı.
  5. Kadınların örtündükleri çarşaf, car (II).
  6. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak.
  7. Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır.
  8. Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça.
  9. Hücrezarı.
  10. Bir dokuyu saran ince tabaka.
  11. Dokunun çeşitli tabakalarını ayıran kat.
  12. Hücre içi organelleri saran kılıf. Membran.
  13. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi.
  14. Hayvansal veya bitkisel bir yapıyı kaplayan veya bir kısmı saran, yumuşak ve ince bir doku tabakası, membran.
  15. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran.
  16. (en) Diaphfagm.
  17. (en) Diaphragm.
  18. (en) Dice.
  19. (en) Czar , tsar.
  20. (en) Cortes.
  21. (en) Membrane, diaphragm.
  22. (en) Film.
  23. (en) İntegument.
  24. (en) Lamina.
  25. (en) Membrane.
  26. (en) Pellicle.
  27. (en) Skin.
  28. (en) Tegument.
  29. (en) Velum.
  30. (en) Wall.
  31. (en) Bones.
  32. (al) Membran
  33. (al) Membrane
  34. (al) Membran, Diaphragma
  35. (fr) Diaphragme
  36. (fr) Membrane
  37. (fr) Membrane, diaphragm
  38. (fr) Membrane, diaphragme
  39. (la) Membrana:Zar

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013