|
asalet
-
Soyluluk.
-
Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
-
Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu.
-
Soy temizliği, soyluluk.
-
Nobleness. blue blood. dignity. peerage. quality.
-
Nobility. nobleness soyluluk.
-
Nobility. nobelness. definitive appointment. blood.
-
Soylu olma durumu, asillik, asalet, necabet.
-
genteelness.
-
Nobility. ancestry. aristocracy. gentility. peerage.
-
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
-
İş görme yetisi, fonksiyon.
-
Resmî iş, vazife
Örnek:
Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti. A. İlhan
-
Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
-
Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
-
Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
-
Duty. mission. job. work. function. service. part. assignment. commission. appointment. billet. business. charge. devoir. employment. incumbency. office. piece of work. position. situation. stint. task. workings.
-
Appointment. assignment. commission. duty. function. job. office. onus. part. place. position. post. service. task.
-
Task. duty. function. office. administrative function. assignment. bailiff. billet. business. cakewalk. charge. commission. employment. incumbency. job. jurisdiction. onus. part. place. portfolio. position. business position. role. service. station. stint.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|