Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > artırma nedir, artırma ne demek, artırmaın anlamı, ingilizcesi (artırma nnd)

artırma nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






artırma

  1. Açık artırma.
  2. Artırmak işi.
  3. müzâyede.
  4. (en) augmentation.
  5. (en) İncreasing. saving. economizing. auction.
  6. (en) İncrement. saving. economizing. auction billing. augmentation. enhancement.

açık artırma (nedir ne demek)

  1. Bir malın satışında alıcılar arasında fiyat artırma yarışına dayanan satış, artırma, müzayede
    Örnek: Açık artırmalardan, antikacılardan her çeşit saat toplamaya başladım. H. Taner
  2. Bir malın ya da işin daha önceden ilan edilen yer ve zamanda en yüksek fiyatı verene satılması. krş. kapalı artırma
  3. (en) sale.
  4. (en) Open binding. public / official auction. open bidding. open sale. tender. adjudication. public auction. roup.
  5. (en) Open overbidding, open bidding

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. Gelirin gideri karşılamaması durumu.
  10. Bk. gedik
  11. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  12. Bk. açılma
  13. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  14. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  15. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  16. (en) deficit

artırmak(nedir ne demek)

  1. Artmasını sağlamak, çoğaltmak.
  2. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
  3. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek.
  4. Herhangi bir davranışta ileri gitmek.
  5. (en) İncrease. augment. add. upgrade. raise. bid up. economize. save. aggrandize. amplify. boom. boost. build up. bump up. compound. deepen. eke out. enhance. escalate. exalt. fade up. gain. heighten. improve. outbid. overbid. put on. scale up. screw up.
  6. (en) Augment. boost. compound. develop. heighten. increase. redound. save. to increase. to raise. to augment. to enhance. to boost. to bump sth up. to step sth up. to put away. to economize. to save.
  7. (en) İncrease. to increase. to add to. to save. to raise the bid at an auction. to overbid. augment. deepen. heighten. multiply. raise. run up. swell.
  8. (en) Put up

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük