Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ardak nedir, ardak ne demek, ardakın anlamı (ardak nnd)

ardak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ardak

  1. İçten çürümeye yüz tutmuş ağaç.
  2. Ağaçta mantarların oluşturduğu bir tür çürüme başlangıcı. Genellikle kırmızı gürgen ve kızılağaçta kahverengi ya da külrengi lekeler halinde belirir.
  3. Bk. ardak
  4. (al) Stockflecke

içten (nedir ne demek)

  1. Samimi.
  2. Yürekten, candan, samimi davranarak
    Örnek: Yumuşak ve içten sürdürdü konuşmasını. T. Buğra
  3. En önemli, can alıcı noktadan.
  4. Gürültünün, çerçeve içindeki bir kaynaktan çıkması durumu. Dıştan (gürültü)nün karşıtı.
  5. Sesin, çerçeve içindeki bir kaynaktan çıkması durumu. Dıştan (ses)in karşıtı.
  6. (en) On noise
  7. (en) On (screen)
  8. (en) Sincerely. hearty. true. deep. heartfelt. honest. sincere. internally. interior. bluff. bona fide. candid. childlike. cordial. devout. earnest. faithful. familiar. forthright. genuine. gut. hail-fellow-well-met. heart-to-heart. heart-whole. honest-to.
  9. (en) Sincerely. hearty. true. deep. heartfelt. honest. sincere. internally. interior. bluff. bona fide. candid. childlike. cordial. devout. earnest. faithful. familiar. forthright. genuine. gut. hail-fellow-well-met. heart-to-heart. heart-whole. honest-to. affable. artless. authentic. frank. free. friendly. open. openhearted. outright. simple. unreserved. warm.
  10. (en) İnternal. sincere. from within. friendly. from the heart. sincerely. candid. childlike. convivial. cordial. cosy. cozy. devout. earnest. hearty. interior. intimate. open character. real. true.
  11. (al) "On"-Geräusche
  12. (al) "On"
  13. (fr) Bruit on
  14. (fr) Voix-On, voix dans le champ, dans le champ, son-on

yüz(nedir ne demek)

  1. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  3. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  5. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
    Örnek: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
  6. Kesici araçlarda keskin kenar.
  7. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  8. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
  9. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  10. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
  11. Nedeniyle, sebebiyle
    Örnek: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
  12. Yüzey, satıh.
  13. (Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
  14. (en) Facial. hundred. obverse. cast of features. countenance. dial. face. front. frontispiece. hundred. kisser. mien. obverse. phiz. physiognomy. puss. snoot. visage. hecto-.
  15. (en) Face. front. hundred. puss. side. visage. mug. façade. obverse. surface. impudence. cheek. facial. obverse. reverse. yüz the right side.
  16. (en) Aspect. countenance. face. favour. lug. mug. mush. pan. surface.
  17. (en) Facade, front
  18. (fr) façade

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük