|
arbitraj
-
Ara kazanç.
-
Bk. borsa kârcılığı
-
arbitrage.
-
Capital consumption allowances. arbitrage.
-
Bir borsa ya da satakdan satın alınan tecimsel değer ya da malların başka bir satak ya da borsada satılmasıyla sağlanan kâr.
-
Taşınır değerleri bir borsadan alıp ötekine satma.
-
Birim değeri çoğalımlarından yararlanma.
-
arbitrage
-
arbitrage
-
Malı bütünüyle devretmeden arada elde edilen kazanç.
-
Hisse senedi, tahvil, yabancı para vb. değerli kâğıtları daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi, arbitraj.
-
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe.
-
İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
-
Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
Örnek:
Aralarına yabancı sokmak, nezaketsizlik olur. M. Yesarî
-
Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
-
Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, antrakt.
-
Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
-
Futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki devresi arasında verilen on beş dakikalık dinlenme süresi.
-
Aralık.
-
Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilenara.
-
Takımların oyunarasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dörtara alabilir. Buara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
-
Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemiarasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
-
İnterval, (ABD) intermission
-
İnterim. recessional. interlocutory. intermediary. intermediate. mediate. space. gap. distance. break. breather. discontinuance. discontinuation. interruption. time-out. breathing-space. cessation. chasm. check. discontinuity. interim. interlude. int.
-
Breather. interim. interlude. intermediate. intermission. interspace. interval. lapse. pause. distance. space. break. playtime. cessation. half time. relation. terms. footing. intermediary. middle.
-
The Altar; a southern constellation, south of the tail of the Scorpion.
-
A name of the great blue and yellow macaw , native of South America. macaws a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
-
Half time. intermediate. break. interval. intermission. distance between two things. relation between people. interlude. space. spacing. intermediary. interstice. hiatus. cessation. inherent delay. interruption. interspace. letup. lull. meantime. recess.
-
Appletalk Remote Access A protocol that provides system-level support for dial-in connections to an AppleTalk network With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available services - files, printers, servers, e-mail, etc.
-
Appletalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on.
-
Apple Remote Access A software program from Apple Computer that allows one Mac to dial another Mac via a modem and, through AppleShare and/or Personal File Sharing, access local or network resources available to the 'answering' Mac Although I don't cover the issue much in this book, you can do some neat things with ARA and MacTCP.
-
Apple Remote Access, a protocol allowing network access from Macintosh systems via dialup Now almost entirely obsolete.
-
Appletalk Remote Access, a protocol developed by Apple to allow PowerBook and Macintosh users to connect to an AppleTalk network over phone lines.
-
Appleshare Remote Access.
-
Apple Remote Access, a program to allow full access to the UVA network including IP and AppleTalk services over a phone line from a Macintosh computer.
-
Appletalk Remote Access. The governing body for rowing in England, responsible for organising the National Championships http://www ara-rowing org.
-
An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers.
-
Automotive Recyclers Association.
-
Accounting Research Association.
-
The physical body.
-
Appletalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site. a foot, to go. a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma. macaws.
-
macaw.
-
half-time
-
secondary
-
time-out
-
Pause
-
ar
kazanç(nedir ne demek)
-
Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.
-
Yarar, çıkar, kâr
Örnek:
Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Bk. gelir
-
1- Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. 2- Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
-
1- Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. 2- Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
-
Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir).
-
gain
-
Gain. winnings. profit. takings. avails. income. earnings. revenues. gainings. benefit. acquirement. acquisition. capital. convenience. credit. grist. increment. make. melon. proceeds. receipt. spoil. yield.
-
Acquisition. benefit. bread. earnings. emolument. gain. good. income. proceeds. profit. return. takings. yield.
-
Earnings. advantage. benefit. achievement. booty. decreasing returns. dimes. gain. gainings. getting. income. interest. plunder. proceeds. profit. return. win. winnings.
-
Verstärkung, Signalverstärkung, Gewinn
-
Gewinn
-
gain
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|