|
arazi
-
Yeryüzü parçası, yerey, yer, toprak
Örnek:
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhâl ağaçlandırılır. Anayasa
-
Bk. ilineksel
-
Bk. kırsal toprak
-
All-Ter'Rain. land. territory. estate. landed property. soil. country. terrain. premises.
-
Estate. holding. land. moor. property. soil. terrain. tract. country. ground. domain. real property.
-
Land. terrain. territory. country. soil. real estate. realty. possession. ground. property. premises. plowland. domain. inclosed land. law of real property. country property.
-
İlinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan.
-
1- Değişen, rastlantısal olan, ilinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan, Karşıtı: özle ilgili = essentiel. 2- (Bir şeye) bağlı olan, bağımsız olmayan. Karşıtı: tözle ilgili = substantiell.
-
accidental
-
accidentel
-
Yer kabuğu.
-
Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler.
-
Dünya
Örnek:
Hayat bitip cümle mahlukat yeryüzünden silinince kıyamet borusunu bu üfürecektir. H. Taner
-
Yeryuvarlağının dış kesimi.
-
Earth. earth surface. terra. world. geo-.
-
Face of the earth. the world. earth's surface.
-
Earth. ground. surface map. world.
-
Surface of the earth
-
Surface terrestre
parçası(nedir ne demek)
-
[parça] n. piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|