Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > arazi aracı nedir, arazi aracı ne demek, arazi aracıın anlamı, ingilizcesi (arazi aracı nnd)

arazi aracı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






arazi aracı

  1. Her türlü arazide kullanılabilecek biçim ve güçte yapılmış motorlu araç.
  2. (en) Off- road vehicle.

arazi (nedir ne demek)

  1. Yeryüzü parçası, yerey, yer, toprak
    Örnek: Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhâl ağaçlandırılır. Anayasa
  2. Bk. ilineksel
  3. Bk. kırsal toprak
  4. (en) All-Ter'Rain. land. territory. estate. landed property. soil. country. terrain. premises.
  5. (en) Estate. holding. land. moor. property. soil. terrain. tract. country. ground. domain. real property.
  6. (en) Land. terrain. territory. country. soil. real estate. realty. possession. ground. property. premises. plowland. domain. inclosed land. law of real property. country property.

ilineksel (nedir ne demek)

  1. İlinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan.
  2. 1- Değişen, rastlantısal olan, ilinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan, Karşıtı: özle ilgili = essentiel. 2- (Bir şeye) bağlı olan, bağımsız olmayan. Karşıtı: tözle ilgili = substantiell.
  3. (en) accidental
  4. (fr) accidentel

araz (nedir ne demek)

  1. İlinek.
  2. Bulgu
    Örnek: Bu hastalığın gösterdiği çeşitli araz üzerindeki sayısız müşahedelerim bana bir nevi pratik ihtisas temin etmişti. R. N. Güntekin
  3. Belirtiler.
  4. Bk. ilinek
  5. Bk. beliri
  6. (Yun. syn: beraber; dromein: koşmak) Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum.
  7. Bk. sendrom
  8. Belirti.
  9. Esenlik, mutluluk.
  10. Sel, akıntılı su.
  11. Bir tür ot.
  12. Soğuk.
  13. Belirti, işaret.
  14. (en) Symptom. symptoms.
  15. (en) Symptoms. sign. symptom.
  16. (en) syndrome
  17. (en) symptom

aracı (nedir ne demek)

  1. Ara bulucu.
  2. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt.
  3. İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta.
  4. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
  5. Ruhötesi deneylerinde, ruhlarla insanlar arasındaaracılık ettiğini ileri süren kişi.
  6. Bk. arakonakçı.
  7. Uzlaştırıcı, anlaşma sağlayan.
  8. (en) Mediator. go-between. middleman. intercessor. intermediary. in-between. interceder. intermediate. jobber.
  9. (en) Agent. intermediary. middleman. mediator. go-between. broker.
  10. (en) İntermediary. agent. go-between. mediator. middleman. negotiator. conciliator. us- weather market-maker. fixer. friendly arbitrator. go- between. go between. interagent. interceder. intercessor. intermediate. intermediate agent. mesne. transactor.

her türlü (nedir ne demek)

  1. (çeşit) var olanların tümü.
  2. (en) All manner of

türlü (nedir ne demek)

  1. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
  2. Çeşit veya çeşitleri toplayan daha geniş bir bölüm.
  3. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.
  4. Herhangi bir yolda, herhangi bir biçimde
    Örnek: Klasik şiirin yıkıldığından beri, şiiri, bin kişi bin türlü tarif ediyor. Y. K. Beyatlı
  5. (en) Various. varied. variegated. sundry. hotchpotch. hodgpodge. olio. mixed vegetables.
  6. (en) Multifarious. stew.
  7. (en) Sort. kind. variety. divers. species. stew. varied.
  8. (en) olla

biçim(nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. (en) Form. shape. style. cast. configuration. conformation. face. fashion. figuration. format. genre. guise. make. mode. semblance. morpho-.
  12. (en) Bathos. configuration. fashion. figure. form. format. make. manner. mode. semblance. shape. strain. stripe.
  13. (en) Format. form. manner. shape. way. well-proportioned form. conformation. cut. fashion. figure. make. method. model. stripe. turn. turn of phrase.
  14. (en) form
  15. (al) Form
  16. (fr) forme

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük