|
arap sabunu
-
Potasla yapılan, yumuşak, esmer bir sabun.
-
Soft soap. yellow soap.
-
Negatif fotoğraf.
-
Zenci, fellah.
-
Halkına özgü olan
Örnek:
Arap mimarisinin ilk modelleri Bizans mimarisidir. Z. Gökalp
-
Koyu esmer.
-
Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse, fellah.
-
Arap halkına özgü olan
-
(Kar.Ort. O.): Bir tip: ya baklavacıdır, ya hırsız, ya da dilenci.
-
Arab. arabic. arabian. arabian. arab. negro.
-
Arab. arabian. arabic.
-
Arab.
-
Arabian. negro. black.
-
Apple Talk Remote Access Protocol.
-
Appletalk Remote Access Protocol.
-
Short for Apple Remote Access Protocol, an Apple authentication protocol which uses challenges and responses, like CHAP, to avoid sending clear text passwords through the network.
-
Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan madde.
-
Bu maddenin kalıp durumunda olan biçimi.
-
Karbon sayısı 6'dan fazla olan yağ asitlerinin metallerle yaptığı tuzlar.
-
Temizleme çözeltilerindeki yüzey gerilimini ayarlamak için kullanılan ve köpük sağlayan özdek.
-
soap.
-
soap
-
savon
-
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı.
-
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
-
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
Örnek:
... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Kolaylıkla işlenebilen
Örnek:
Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış. M. Ş. Esendal
-
Kolay çiğnenen, kolay kesilen.
-
Ilıman (iklim), sert karşıtı.
-
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal.
-
Okşayıcı, tatlı, hoş
Örnek:
Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor. Y. Z. Ortaç
-
Görüntünün karanlık bölümlerinden aydınlık bölümlerine geçişin keskin olmaması, sertlik ile yavanlık arası.
-
Yumuşaklık özelliği olan.
-
soft
-
Benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding.
-
Benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding. creamy. feathery. genial. low. mellifluous. pliable. subdued. urbane.
-
Berry. clement. easy. easy going. floppy. honeyed. lenient. mellow. mild. pliable. smooth. soft. squashy. sweet. tender. velvety. woolly.
-
weich
-
Peu contrasté
-
Mou, doux
esmer(nedir ne demek)
-
Siyaha çalan buğday rengi.
-
Kurşuni renk
Örnek:
Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi. T. Buğra
-
Bu renkte olan.
-
Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız
Örnek:
Üzülüyor, ama üzüntüsü, kızının esmer güzeli olmasına... S. F. Abasıyanık
-
Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan, yağız (kimse).
-
Dark-Skinned. dusky. brunette. swart. swarthy. tawny. brunette. blacky. blackie.
-
Brunet. dark. swarthy. tawny.
-
Dark skinned. swarthy. brunette. dark brown. dark. swarty. tawny.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|