Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > arama bülteni nedir ne demek, arama bülteninin anlamı

arama bülteni nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

arama bülteni

  1. Güvenlik güçleri tarafından yurt içinde ve dışında, kayıp kişi veya eşyaların bulunabilmesi için yayımlanan bülten.

arama (nedir)

  1. Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi.
  2. Aramak işi, taharri.
  3. arama ne demek (en) Search. research. exploration. searching. hunting. quest. reconnaissance. scouring. (sadece ingilizce sonuçlar)
  4. arama ne demek (en) Feel. search. searching. seeking. search.
  5. arama ne demek (en) Lookup. search. exploration. frisk. hunt. hunting. pursuit. quest. root about.

bülten (nedir)

  1. Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru.
  2. Dergi.
  3. bülten ne demek (en) Bulletin. journal. return.
  4. bülten ne demek (en) Bulletin.
  5. bülten ne demek (en) Bulletin. brief report. journal. news letter. message.

güvenlik (nedir)

  1. Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet.
  2. Devlet olarak örgütlenen bir toplumun düzen ve güvenirlik içinde bulunması durumu.
  3. güvenlik ne demek (en) Safety. security.
  4. güvenlik ne demek (en) Peace. safety. security.
  5. güvenlik ne demek (en) Security. safety. confidence. back up. security system.
  6. güvenlik ne demek (en) Tranquillity, security
  7. güvenlik ne demek (fr) Maintien de l'ordre, sécurité

güç (nedir)

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. 1- İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. 2- Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  13. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  14. 1. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  15. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  16. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  17. 1. Yorucu, emekle yapılan. 2. Zor, çetin. 3. Şiddet. 4. İş, meşguliyet. 5. Kuvvet.
  18. güç ne demek (en) 1. power, 2. electric power
  19. güç ne demek (en) Difficult. hard. arduous. baffling. tricksy. strength. power. force. energy. ability. capability. capacity. arm. clout. clutch. command. control. dominance. forcefulness. intensity. iron. might. pep. pith. potency. potential. punch. rod. sinew. spiri.
  20. güç ne demek (en) Ability. arduous. arm. ascendance. austere. difficult. effort. energy. exacting. force. hard. heavy. impossible. laborious. might. muscle. onerous. pep. potency. potential. power. punch. push. rough. sap. sinew. stamina. steam. sticky. stiff. strength. strenuous. tough. troublesome. vigour. zip.
  21. güç ne demek (en) Power. impulse. proficiency. influence. rating. task. delivery job. heavy duty. ability. arduous. arm. capability. capacity. competence. difficult. effort. energy. faculty. force. hard. impetus. lift. might. painful. parlous. pith. potency. severe. solidi.
  22. güç ne demek (en) Power
  23. güç ne demek (al) 1. Leistung, 2. Kraftstrom
  24. güç ne demek (al) Leistung
  25. güç ne demek (fr) 1. puissance, 2. puissance (électrique)
  26. güç ne demek (fr) Force
  27. güç ne demek (fr) Puissance
  28. güç ne demek (la) Fortitudo


BİS
Başında, içinde, sonunda "arama bülteni" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.469
Bunları kaçırmayın!