|
arama tarama
-
Polisin kuşkulu gördüğü kimseler üzerinde bıçak, silah, esrar vb. yasak şeyler araması.
-
Denizdeki mayınları toplama veya yok etme işlemi.
-
Body search. police search.
-
Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi.
-
Aramak işi, taharri.
-
Search. research. exploration. searching. hunting. quest. reconnaissance. scouring.
-
Feel. search. searching. seeking. search.
-
Lookup. search. exploration. frisk. hunt. hunting. pursuit. quest. root about.
-
Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze.
-
Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).
-
Taramak işi.
-
Televizyonda yayınlanmak üzere oluşturulan bir görüntüyü ince bir ışık demeti ile süpürerek, bir akımmıknatıssal dalgayı kipleyecek resme uygun imlemler elde etme.
-
Televizyonda yayınlanmak üzere oluşturulan bir görüntüyü ince bir ışık demeti ile süpürerek, bir akımmıknatıssal dalgayı kipleyecek resme uygun imlemler elde etme.
-
Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması.
-
Bir bölgenin veya nüfusun özel bir amaç için ayrıntılı muayenesi.
-
Scanning, picture scanning, sweep
-
Sweep. combing. carding. line drawing. hatch. crosshatching. scanning. screening. hachure. hachures.
-
Hatch. combing. hatching. cross-hatching. hachure. a spread made with fish return. carding. rabbing. dredging. raking. sweep. sweeping. lining. lineated. scoop. scarification. grating. ruling. trawling. rippling. gilling. comb. cross hatchin.
-
scanning
-
hatching
-
survey
-
Abtastung, Bildabtastung, Ablenkung, Bildablenkung
-
Abtastung
-
balayage
-
Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli
Örnek:
Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Kuşku içinde olan, şüpheli
-
Kuşkucu.
-
Disputable. doubtful. dubious. equivocal. incredulous. questionable. questioning. sceptical. suspicious. uncertain. debatable.
-
Distrustful. doubtful. suspicious. arousing suspicion. unlikely.
kimse(nedir ne demek)
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|