|
arada bir
-
Ara sıra.
-
Every now and then.
-
Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
-
Futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki devresi arasında verilen on beş dakikalık dinlenme süresi.
-
İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
-
Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
Örnek:
Aralarına yabancı sokmak, nezaketsizlik olur. M. Yesarî
-
Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
-
Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, antrakt.
-
Aralık.
-
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe.
-
Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilenara.
-
Takımların oyunarasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dörtara alabilir. Buara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
-
A name of the great blue and yellow macaw , native of South America. macaws a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
-
The Altar; a southern constellation, south of the tail of the Scorpion.
-
Appleshare Remote Access.
-
Apple Remote Access, a program to allow full access to the UVA network including IP and AppleTalk services over a phone line from a Macintosh computer.
-
Apple Remote Access, a protocol allowing network access from Macintosh systems via dialup Now almost entirely obsolete.
-
AppleTalk Remote Access, a protocol developed by Apple to allow PowerBook and Macintosh users to connect to an AppleTalk network over phone lines.
-
Macaw.
-
Half-time
-
Accounting Research Association.
-
The physical body.
-
AppleTalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site. a foot, to go. a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma. macaws.
-
An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers.
-
Automotive Recyclers Association.
-
Apple Remote Access A software program from Apple Computer that allows one Mac to dial another Mac via a modem and, through AppleShare and/or Personal File Sharing, access local or network resources available to the 'answering' Mac Although I don't cover the issue much in this book, you can do some neat things with ARA and MacTCP.
-
Breather. interim. interlude. intermediate. intermission. interspace. interval. lapse. pause. distance. space. break. playtime. cessation. half time. relation. terms. footing. intermediary. middle.
-
Interim. recessional. interlocutory. intermediary. intermediate. mediate. space. gap. distance. break. breather. discontinuance. discontinuation. interruption. time-out. breathing-space. cessation. chasm. check. discontinuity. interim. interlude. int.
-
AppleTalk Remote Access. The governing body for rowing in England, responsible for organising the National Championships http://www ara-rowing org.
-
AppleTalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on.
-
AppleTalk Remote Access A protocol that provides system-level support for dial-in connections to an AppleTalk network With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available services - files, printers, servers, e-mail, etc.
-
Interval, (ABD) intermission
-
Half time. intermediate. break. interval. intermission. distance between two things. relation between people. interlude. space. spacing. intermediary. interstice. hiatus. cessation. inherent delay. interruption. interspace. letup. lull. meantime. recess.
-
Secondary
-
Time-out
-
Pause
-
Ar
-
Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemiarasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
-
Sayıların ilki.
-
Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
-
Bu sayı kadar olan.
-
Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
-
Tek.
-
Beraber.
-
Eş, aynı, bir boyda.
-
Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
-
One. single. some. one. single. mono-. uni-. un.
-
One. single. some. mono-. uni-. un.
-
One. single. a. an. unique. sole. the same. owned in common. united. such a. only. any. certain. identical. indifferent. solitary. some. the.
-
Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
-
British Institute of Radiology.
ara sıra (nedir)
-
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, arada sırada, bazen, bazı bazı, kimi vakit, kimi zaman
Örnek:
Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz. F. R. Atay
-
On occasion.
-
Occasionally. sometimes.
-
Now and then. now and again. ever and anon. from time to time. occasionally. once in a while. sometimes. in spots. at times.
-
Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi
Örnek:
Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar. S. F. Abasıyanık
-
Bu biçimdeki topluluğun durumu.
-
Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu.
-
Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman
Örnek:
Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı. M. Ş. Esendal
-
Tahtadan oturak
Örnek:
Oturacak yerler tahta sıralardan olur. S. Birsel
-
Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya.
-
Düzen.
-
Durumunda olan, sıra oluşturan.
-
Sıra durumunda olan, sıra oluşturan.
-
Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi.
-
Desk
-
Row
-
Ordinal. line. queue. linage. order. row. series. file. rank. sequence. turn. bench. alignment. arrangement. array. form. occasion. place. progression. range. settle. slot. spell. succession. tier. train.
-
Alignment. array. bench. file. line. occasion. order. queue. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. turn.
-
Bank. sequence. file. line. order. pitch. range. round. row. series. tier. train. turn. queue. course. number. coordinate. ply. alternate. suite. tail. evolution. serial. catena. grade. alinement. alignment. procession. arrangement. array. bench. hand. ju.
-
Reihe
-
Rang (de fauteuils)
-
(s.) her, her bir, her biri; her türlü. every bit as much tam onun kadar. everyfour days dört günde bir. every now and then, every now and again ara sıra, arada bir. every once in a while arada bir. every other day iki günde bir, günaşırı. everyother person her iki kişiden biri. everybody (zam.) herkes. everybody else başkaları, öbürleri. every day her gün. everyday (s.) her günkü, alışılmış, mutat, adi. everyman (i.) halktan biri, herhangi bir kimse. every one her biri. evervone (zam.) herkes. every so often arada sırada. everything (zam.) herşey. everywhere (z.) her yerde. every which way (k.dili) her yöne, her tarafa, düzensiz.
-
S. her, bütün, her bir, her türlü
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|