Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ara kararı nedir, ara kararı ne demek (ara kararı nnd)

ara kararı nedir, ara kararı ne demek?

ara kararı

  1. Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar.
  2. Duruşma sırasında, iki yanın dinlenmesinden sonra verilen karar.
  3. Bk. önlem kararı
  4. (en) Resolution, decision, constancy.
  5. (en) İnterlocutory judgment.
  6. (en) İnterlocutory decree.
  7. (en) İnterlocutory decision.
  8. (en) İnterlocutory sentence.
  9. (en) Order of the court.
  10. (en) İnterim order.
  11. (en) İnterlocutory order.
  12. (en) İnterlocutory writ.
  13. (fr) Ordonnance

önlem kararı (nedir ne demek)

  1. Bir yargılamayı sonuca ulaştırmayıp, davayla ilgili soruşturmayı kolaylaştıran ve sonuca ulaşmayı sağlayıcı, yargıdan önce geçici olarak alınması gerekli bir önlemi kapsayan ön karar.
  2. (fr) Jugement d'incident, réponse provisoire

ara   US UK (nedir ne demek)

  1. İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe.
  2. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
  3. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
    Örnek: Aralarına yabancı sokmak, nezaketsizlik olur. M. Yesarî
  4. Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
  5. Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, antrakt.
  6. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
  7. Futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki devresi arasında verilen on beş dakikalık dinlenme süresi.
  8. Aralık.
  9. Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilenara.
  10. Takımların oyunarasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dörtara alabilir. Buara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
  11. Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemiarasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
  12. Bk. orta
  13. (en) İnterval, (ABD) intermission.
  14. (en) The Altar; a southern constellation, south of the tail of the Scorpion.
  15. (en) Appletalk Remote Access A protocol that provides system-level support for dial-in connections to an AppleTalk network With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available services - files, printers, servers, e-mail, etc.
  16. (en) Appletalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on.
  17. (en) Apple Remote Access A software program from Apple Computer that allows one Mac to dial another Mac via a modem and, through AppleShare and/or Personal File Sharing, access local or network resources available to the 'answering' Mac Although I don't cover the issue much in this book, you can do some neat things with ARA and MacTCP.
  18. (en) Apple Remote Access, a protocol allowing network access from Macintosh systems via dialup Now almost entirely obsolete.
  19. (en) Appletalk Remote Access, a protocol developed by Apple to allow PowerBook and Macintosh users to connect to an AppleTalk network over phone lines.
  20. (en) Appleshare Remote Access.
  21. (en) Apple Remote Access, a program to allow full access to the UVA network including IP and AppleTalk services over a phone line from a Macintosh computer.
  22. (en) An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers.
  23. (en) Automotive Recyclers Association.
  24. (en) Accounting Research Association.
  25. (en) The physical body.
  26. (en) Macaw.
  27. (en) Half-Time.
  28. (en) Secondary.
  29. (en) Acute rheumatic fever.
  30. (en) Borderline commission.
  31. (en) İnterim.
  32. (en) Recessional.
  33. (en) İnterlocutory.
  34. (en) İntermediary.
  35. (en) İntermediate.
  36. (en) Mediate.
  37. (en) Space.
  38. (en) Distance.
  39. (en) Break.
  40. (en) Breather.
  41. (en) Discontinuance.
  42. (en) Discontinuation.
  43. (en) İnterruption.
  44. (en) Time-Out.
  45. (en) Breathing-Space.
  46. (en) Cessation.
  47. (en) Chasm.
  48. (en) Check.
  49. (en) Discontinuity.
  50. (en) İnterlude.
  51. (en) İntermission.
  52. (en) İnterspace.
  53. (en) İnterval.
  54. (en) Lapse.
  55. (en) Pause.
  56. (en) Playtime.
  57. (en) Half time.
  58. (en) Relation.
  59. (en) Terms.
  60. (en) Footing.
  61. (en) Middle.
  62. (en) Name of the great blue and yellow macaw , native of South America.
  63. (en) Macaws a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
  64. (en) Distance between two things.
  65. (en) Relation between people.
  66. (en) Spacing.
  67. (en) İnterstice.
  68. (en) Hiatus.
  69. (en) İnherent delay.
  70. (en) Letup.
  71. (en) Lull.
  72. (en) Meantime.
  73. (en) Recess.
  74. (en) Appletalk Remote Access.
  75. (en) The governing body for rowing in England, responsible for organising the National Championships http://www ara-rowing org.
  76. (en) Appletalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site.
  77. (en) Foot, to go.
  78. (en) Constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
  79. (en) Macaws.
  80. (al) Pause
  81. Ar

karar (nedir ne demek)

  1. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı
    Örnek: Kararımı biradere pek güçlükle kabul ettirdim. R. N. Güntekin
  2. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm.
  3. Bu yargıyı bildiren belge.
  4. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
  5. Değişmez olma.
  6. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
  7. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.
  8. Yasama, yargı, yönetsel kuruluşların, tüzel kişilerin bir türe düzeni doğuran ve ortaya koyan son bildirileri.
  9. Bk. karar
  10. (en) Decision, sentence, judgement, writ.
  11. (en) Decider.
  12. (en) Decision.
  13. (en) Judgement.
  14. (en) Sentence.
  15. (en) Resolution.
  16. (en) Determination.
  17. (en) Adjudication.
  18. (en) Award.
  19. (en) Conclusion.
  20. (en) Decree.
  21. (en) Doom.
  22. (en) Fiat.
  23. (en) Finding.
  24. (en) Holding.
  25. (en) Resolve.
  26. (en) Verdict.
  27. (en) Vote.
  28. (en) Constancy.
  29. (en) İnjunction.
  30. (en) Judgment.
  31. (en) Settlement.
  32. (en) Stability.
  33. (en) Proper degree.
  34. (en) Reasonable degree.
  35. (en) Reasonable.
  36. (en) Decent.
  37. (en) Arbitrament.
  38. (en) Estimate.
  39. (en) Judgment judgement.
  40. (en) Judicium.
  41. (en) Purpose.
  42. (en) Senses.
  43. (en) Temper.
  44. (en) Ruling.
  45. (fr) Résolution "des assemblées", décision "administrative "judiciaire" du Conseil des Ministres", vote

dava (nedir ne demek)

  1. Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma.
  2. İleri sürülerek savunulan düşünce, çözümlenmesi gerekli olan konu, sav
    Örnek: Erkekler davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir. H. C. Yalçın
  3. Sorun
    Örnek: O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz. Y. K. Beyatlı
  4. Ülkü
  5. Sevgili.
  6. Yargılıklarca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar için, yasada gösterilen yöntemine göre açılan ve yapılacak yargılama sonucunda, yargıcın kararıyla yargıya bağlanan uyuşmazlıklara ilişkin istemler.
  7. Aranç, dilem, ~ etmek: arançlamak, dilemlemek. ~ nın ihbârı : arancın, dilemin bildirilmesi, ~ ya müdâhale: aranca, dileme katılma. ictinâb ~ sı: önleme arancı, dilemi. îfâ ~sı: ödeme arancı, dilemi, inşâî ~ biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage), men' ~sı: giderme arancı, dilemi, tesbît ~ sı: belirtme (saptama) arancı, dilemi.
  8. Bk. kanıtsav
  9. (en) Plaint.
  10. (en) Proceeding.
  11. (en) Assertion.
  12. (en) Law suit.
  13. (en) Court case.
  14. (en) Theorem.
  15. (en) Process.
  16. (en) Prosecution.
  17. (en) Cause.
  18. (en) İnstance.
  19. (en) Litigation.
  20. (en) Plea.
  21. (en) Lawsuit.
  22. (en) Trial.
  23. (en) Suit.
  24. (en) Action.
  25. (en) Claim.
  26. (en) Case.
  27. (en) Action, suit, lawsuit, claim, dispute, litigation.
  28. (en) Pleading.
  29. (en) Thesis.
  30. (en) Problem.
  31. (en) Question.
  32. (en) Matter.
  33. (en) Appeal.
  34. (en) Allegation.
  35. (en) Complaint.
  36. (en) Quarrel.
  37. (en) Proposition.
  38. (en) Grand purpose.
  39. (en) Actio.
  40. (en) Vi vulgaris.
  41. (en) Legal acuse.
  42. (en) Court suit.
  43. (fr) Action, procès, cause, poursuite, litige
  44. (fr) Dava

kolaylaştırmak (nedir ne demek)

  1. Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak
    Örnek: Tatbikatınızı kolaylaştıracak bir kitap herhâlde. E. İ. Benice
  2. Bir işi sonuna yaklaştırmak.
  3. (en) Pave the way for.
  4. (en) To facilitate.
  5. (en) To expedite.
  6. (en) To make easy.
  7. (en) To ease.
  8. (en) To make simpler.
  9. (en) Smooth the way.
  10. (en) Make a dent in.
  11. (en) Make easy.
  12. (en) Ease.
  13. (en) Facilitate.
  14. (en) Be helpful.
  15. (en) Catalyze.
  16. (en) Expedite.
  17. (en) Further.
  18. (en) Pave the way.
  19. (en) Remit.
  20. (en) Short-Circuit.
  21. (en) Simplify.
  22. (en) Smooth.
  23. (en) Streamline.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.017