|
araç
-
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
-
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
-
Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
-
Taşıt
Örnek:
Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
-
Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
-
Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
-
Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
-
Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
-
Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
-
Instrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
-
Tool
-
Werkzeug
-
Outil
-
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
Örnek:
Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
-
Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
-
Öznenin dışında kalan her konu, obje
Örnek:
Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
-
(Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
-
İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
-
(Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
-
Article. object. objective. objective case.
-
Body. object. stuff. thing. thingamajig. anything şey. obje. object obje. direct object. anything.
-
Object. thing. article. charm. chose.
-
Object
-
Determined direct object
-
Gegenstand
-
Objet
-
Complément direct déterminé, object
-
Objectum
-
İnsan, kimse, şahıs
Örnek:
Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
-
Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
-
Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
-
Eş, koca
-
Erkek.
-
Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
-
1. Kimse, insan. 2. Sahip. 3. Koca, eş.
-
Person. individual. soul. self. head. persona. cad. poll. wallah. wight. one.
-
Bird. character. individual. life. man. people. person. self. soul.
-
Person. human being. bod. entity. individual person. lot. man. merchant. self. soul. wight.
-
Person
-
Personne
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|