|
araç gereç
-
Equipment, findings, instruments, kit, outfit, paraphernalia
-
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
-
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
-
Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
-
Taşıt
Örnek:
Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
-
Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
-
Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
-
Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
-
Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
-
Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
-
İnstrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
-
tool
-
Werkzeug
-
outil
-
Bir şey yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal
-
İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü.
-
Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek.
-
hardware
-
Material. equipment. materiel. requisite. staff.
-
Appliance. equipment. material. requisite. materiel.
-
Device. requisite. necessary thing.
-
"Hardware"
-
Ekipman, donanım, teçhizat, araç gereç, gereç, doğuştan olan özellikler
-
Donanım, teçhizat; ekipman; araç gereç, gereç; doğuştan olan özellikler
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|