Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ar damarı çatlamak nedir, ar damarı çatlamak ne demek, ar damarı çatlamakın anlamı, ingilizcesi (ar damarı çatlamak nnd)

ar damarı çatlamak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ar damarı çatlamak

  1. Utanç duyulacak şeyleri hiç sıkılmadan yapar olmak.
  2. (en) To lose all sense of shame

ar  US UK (nedir ne demek)

  1. Tarım alanları için 100 m² değerinde yüzey ölçü birimi.
  2. Utanma, utanç duyma
    Örnek: Kınamazlar güzel sevse yiğidi / Güzel sevmek koç yiğide ar değil. Karacaoğlan
  3. Argon elementinin simgesi.
  4. (en) are.
  5. (en) Shame. bashfulness. shyness. modesty.
  6. (en) Ere; before.
  7. (en) Are (100 square meters. shame. modesty. skyness. bashfulness. stigma.
  8. (en) The rate data is transferred by the user access channel The speed of the access channel determines how rapidly the end user can inject data into a frame relay network. The standard Mallinckrodt grade of analytical reagents; suitable for laboratory and general use If the reagent also meets the requirements of the American Chemical Society Committee on Analytical Reagents, it will be denoted as an AR reagent.
  9. (en) Army regulation.
  10. (en) Arabic.
  11. (en) Autoregressive AR models include past observations of the dependent variable in the forecast of future observations.
  12. (en) Relay Mode, Communications Mode of the Space Suit Communicator.
  13. (en) A secondary path for signal transmission if the primary path is unavailable.
  14. (en) Army Reserve.
  15. (en) Armor Rating To achieve a hit, you must roll over the character's AR Rolls Equal to or less than the AR, down to a 10, are considered a hit to the opponents armor, and damage is figured to the SDC All Player Characters have a natural AR of 12 Others have varying AR's.
  16. (en) Administrative Record, a required,comprehensive file of documents that forms the basis of decisions made regarding cleanup.
  17. (en) Arabic Hebr Hebrew.
  18. (en) Accounts Receivable. analytical standard of reagent purity.
  19. (en) Application Relay An NRS term which, for mail, refers to the name of another entity which the mail should be sent to. antireflective coating.
  20. (en) Agricultural RESIDENTIAL DISTRICT.
  21. "argon (argon)"; havada ve volkanik gazlarda bulunan gaz benzeri kimyasal

damar  US UK (nedir ne demek)

  1. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
    Örnek: Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu. P. Safa
  2. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi.
  3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı.
  4. Soy, yaradılış.
  5. Huy, mizaç.
  6. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru.
  7. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ.
  8. Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları.
  9. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar.
  10. Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları.
  11. Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun, kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü.
  12. Bk. damar
  13. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal, vaz, anjeyon.Dgr.: anat. vas
  14. Canlı varlıklarda kan dolaşımına yarayan kana
  15. Yer altında belli bir maden alanı.
  16. Huy, yaradılış.
  17. Tür.
  18. (en) Vascular. vein. vessel. blood vessel. grain. phlebo-.
  19. (en) Seam. vein. blood vessel. lode. character. bad temper.
  20. (en) See Dammar.
  21. (en) Streak. vein. vessel. duct. blood vessel. nerve. fault. stria. grain. deposit. run. layer. rib. cloud. course. artery. course of ore.
  22. (en) Any of various hard resins from trees of the family Dipterocarpaceae and of the genus Agathis; especially the amboyna pine.
  23. (en) Vessel, vein
  24. (en) streak
  25. (en) Nerve, string
  26. (al) Gefass, Vene
  27. (al) Faser
  28. (fr) Vaisseau, veine
  29. (fr) fibre
  30. AğŸAç reçinesi, reçine, vernik ve yağŸlıboya yapmak için kullanılan sert reçine

çatlamak (nedir ne demek)

  1. Parçaları ayrılıp dağılmayacak biçimde yarılmak.
  2. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak
    Örnek: Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı. A. H. Tanpınar
  3. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek.
  4. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak
    Örnek: Neredeyse sevincinden yüreği çat deyip ortasından çatlayacaktı. Y. Kemal
  5. (en) Crack. split. craze. dehisce. burst. die of exhaustion. cleave. fracture. spring.
  6. (en) Crack. fracture. to crack. to split. to fracture. to chap. to break. to burst with impatience. to die. to go mad.
  7. (en) To crack. to split. to burst with impatience. burst. disrupt. fracture. rupture. spring.
  8. (en) chap

utanç (nedir ne demek)

  1. Utanma duygusu, hicap
    Örnek: O zaman, tuhaf bir utanca düşüp şaşırır, başımı önüme eğerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) Shame. disgrace. deception. opprobrium. shock.
  3. (en) Guilt. shame. modesty. bashfulness. embarrassment.
  4. (en) Shame. bashful.

şey(nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Thing. stuff. object. matter. article. affair. chose. concern. doing. doings. doodad. doohickey. lark. res. thingumabob. thingumajig. thingummy. whosit.
  7. (en) Business. object. stuff. thing. thingamajig. what-d'you-call-him/-her/-it. what's-his/-her/-its-name. thingummy. thingumabob. thingumajig. well.
  8. (en) Thing. what-do-you-call-it. article. chose. jinx. jolly. object. stuff.
  9. (en) thing
  10. (fr) chose
  11. (la) Res; skolastikte: ens

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük