Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > arı gibi sokmak nedir, arı gibi sokmak ne demek (arı gibi sokmak nnd)

arı gibi sokmak nedir, arı gibi sokmak ne demek?

arı gibi sokmak

  1. İğnelemek, acı söz söylemek.

arı (nedir ne demek)

  1. Temiz, münezzeh.
  2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
  3. Günahsız.
  4. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).
  5. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerdenarınmış niteliği.
  6. Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin, özelliklearılar familyasına bağlı türlerin genel adı.
  7. Pak, pislikten uzak. (Osmanlıca'da yazılışı: ârî)
  8. (en) Bee.
  9. (en) Clean.
  10. (en) Pure.
  11. (en) Wasp.
  12. (en) Clear.
  13. (en) Purified.
  14. (en) İmpeccable.
  15. (al) Biene
  16. (fr) Pur
  17. (fr) Abeille
  18. (la) Apis

ar   US UK (nedir ne demek)

  1. Tarım alanları için 100 m² değerinde yüzey ölçü birimi.
  2. Utanma, utanç duyma
    Örnek: Kınamazlar güzel sevse yiğidi / Güzel sevmek koç yiğide ar değil. Karacaoğlan
  3. Argon elementinin simgesi.
  4. (en) Ere; before.
  5. (en) Army regulation.
  6. (en) Arabic.
  7. (en) Autoregressive AR models include past observations of the dependent variable in the forecast of future observations.
  8. (en) Relay Mode, Communications Mode of the Space Suit Communicator.
  9. (en) Secondary path for signal transmission if the primary path is unavailable.
  10. (en) Army Reserve.
  11. (en) Armor Rating To achieve a hit, you must roll over the character's AR Rolls Equal to or less than the AR, down to a 10, are considered a hit to the opponents armor, and damage is figured to the SDC All Player Characters have a natural AR of 12 Others have varying AR's.
  12. (en) Administrative Record, a required,comprehensive file of documents that forms the basis of decisions made regarding cleanup.
  13. (en) Arabic Hebr Hebrew.
  14. (en) AGRICULTURAL RESIDENTIAL DISTRICT.
  15. (en) Shame.
  16. (en) Bashfulness.
  17. (en) Shyness.
  18. (en) Modesty.
  19. (en) Are (100 square meters.
  20. (en) Skyness.
  21. (en) Stigma.
  22. (en) The rate data is transferred by the user access channel The speed of the access channel determines how rapidly the end user can inject data into a frame relay network.
  23. (en) The standard Mallinckrodt grade of analytical reagents; suitable for laboratory and general use If the reagent also meets the requirements of the American Chemical Society Committee on Analytical Reagents, it will be denoted as an AR reagent.
  24. (en) Accounts Receivable.
  25. (en) Analytical standard of reagent purity.
  26. (en) Application Relay An NRS term which, for mail, refers to the name of another entity which the mail should be sent to.
  27. (en) Antireflective coating.
  28. "argon (argon)"; havada ve volkanik gazlarda bulunan gaz benzeri kimyasal

gibi (nedir ne demek)

  1. ...-e benzer
    Örnek: İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir. H. Taner
  2. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
  3. İmişçesine, benzer biçimde
    Örnek: Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir. O. S. Orhon
  4. ...-e yakışır biçimde.
  5. (en) Like.
  6. (en) Kind of.
  7. (en) Something like.
  8. (en) Fashion.
  9. (en) Such as.
  10. (en) Wise.
  11. (en) So as.
  12. (en) Such.
  13. (en) As if.
  14. (en) As though.
  15. (en) About.
  16. (en) Around.
  17. (en) Almost.
  18. (en) Parkinson's law.

gib   US UK (nedir ne demek)

  1. Çivi, pin, saplama
  2. Erkek kedi.
  3. Çivi, cıvata, pim

sokmak (nedir ne demek)

  1. İçine veya arasına girmesini sağlamak.
  2. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak
    Örnek: Bizi içeriye aldı ve küçük bir odaya soktu. F. R. Atay
  3. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak.
  4. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek
    Örnek: Otların arasında bacaklarını yılan sokar. R. N. Güntekin
  5. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek.
  6. Belli etmeden kötü bir malı vermek.
  7. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek
    Örnek: Asım, fikrini birçok sözlerle sağlamlamaya uğraşırken, araya -Olmaz mı dersiniz, ne dersiniz?- gibi sualler sokuyor, cevap istiyordu. R. H. Karay
  8. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
  9. (en) Send.
  10. (en) Strike.
  11. (en) Spatchcock.
  12. (en) Stick.
  13. (en) İnsert.
  14. (en) Let in.
  15. (en) Take into.
  16. (en) Thrust.
  17. (en) Tuck in.
  18. (en) Tuck.
  19. (en) Dig into.
  20. (en) Drive.
  21. (en) Put in.
  22. (en) Enter.
  23. (en) İnstill.
  24. (en) Sting.
  25. (en) Bite.
  26. (en) Drag.
  27. (en) Engraft.
  28. (en) İmmerse.
  29. (en) İmplicate.
  30. (en) İngraft.
  31. (en) İnject.
  32. (en) İnstil.
  33. (en) İnvolve.
  34. (en) Land.
  35. (en) Pitchfork.
  36. (en) Poke.
  37. (en) Sink into.
  38. (en) Slide in.
  39. (en) Work.
  40. (en) Embed.
  41. (en) Prick.
  42. (en) To thrust into.
  43. (en) İntroduce.
  44. (en) To let in.
  45. (en) To sting.
  46. (en) To insert.
  47. (en) To stick in.
  48. (en) To put in.
  49. (en) To plunge into.
  50. (en) To dip.
  51. (en) To poke.
  52. (en) To bite.
  53. (en) To introduce.
  54. (en) To involve.
  55. (en) To embroil.
  56. (en) To put sb through sth.
  57. (en) To put to.
  58. (en) To insert in.
  59. (en) To thrust in.
  60. (en) To shove in.
  61. (en) To let sb / sth in.
  62. (en) To admit sb / sth to a place.
  63. (en) To allow sb to enter.
  64. (en) To dip in.
  65. (en) To pierce.
  66. (en) To stick.
  67. (en) To induct.
  68. (en) To admit.
  69. (en) To immerse.
  70. (en) To import.
  71. (en) To penetrate.

iğnelemek (nedir ne demek)

  1. İğne ile tutturmak
    Örnek: Hanım ipek peçesini açmış, çarşafının üzerine iğnelemiş. H. R. Gürpınar
  2. Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek
  3. T. İğne ile delmek.
  4. (en) To pin sth to.
  5. (en) To speak sarcastically of sb.
  6. (en) Prick.
  7. (en) Taunt.
  8. (en) To pin.
  9. (en) To prick.
  10. (en) To hurt sb's feelings being sarcastic.
  11. (en) To cut.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Acid.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Affliction.
  12. (en) Agitation.
  13. (en) Anguish.
  14. (en) Astringent.
  15. (en) Tribulation.
  16. (en) Hard.
  17. (en) Sour.
  18. (en) Bitter.
  19. (en) Peppery.
  20. (en) Brackish.
  21. (en) Acrid.
  22. (en) Biting.
  23. (en) Painful.
  24. (en) Sorrowful.
  25. (en) Lamentable.
  26. (en) Grievous.
  27. (en) Tragic.
  28. (en) Cutting.
  29. (en) Poignant.
  30. (en) Sardonic.
  31. (en) Scathing.
  32. (en) Shrill.
  33. (en) Splitting.
  34. (en) Harsh.
  35. (en) Severe.
  36. (en) İncisive.
  37. (en) Pungent.
  38. (en) Trenchant.
  39. (en) Vitriolic.
  40. (en) Pain.
  41. (en) Ache.
  42. (en) Hurt.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Gnawing.
  45. (en) Distress.
  46. (en) Grief.
  47. (en) Heartache.
  48. (en) Heartbreak.
  49. (en) Pang.
  50. (en) Piercing.
  51. (en) Rank.
  52. (en) Sorrow.
  53. (en) Suffering.
  54. (en) Tart.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.031