Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > arıtma ünitesi nedir, arıtma ünitesi ne demek, arıtma ünitesiin anlamı (arıtma ünitesi nnd)

arıtma ünitesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






arıtma ünitesi

  1. Doğal gaz üretim kuyularından toplama hatlarıyla gelen gazın içerisindeki hidrojen sülfür, karbondioksit ve su buharı vb. hidrokarbon bileşiği olmayan gazların doğal gazdan ayrıldığı birim.

arıtma (nedir ne demek)

  1. Arıtmak işi.
  2. Bir kimyasal özdeği yabancı özdeciklerden ayırma içlemi.
  3. Gıda endüstrisindeki atık suların, süzme, yüzdürme ve çöktürme biçiminde mekanik olarak temizlenemeyen taneciklerinin, kimyasal olarak çözünen ve parçalanan maddelere ayrılmasıyla dezenfeksiyon maddeleri kullanılarak bakterilerin öldürülmesi biçimindeki kimyasal ve biyolojik yöntemlerle temizlenmesi işlemi.
  4. (en) Purification. clarification. refinement. decontamination.
  5. (en) Refinement. purification. cleaning.
  6. (en) Purification. clea sing. refining. treatment. sublimation. reduction. reducing. cleaning. processing.
  7. (en) purification
  8. (en) Waste water treatment
  9. (fr) purification

ünite (nedir ne demek)

  1. Birlik, birleşmiş olma durumu.
  2. Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim.
  3. Dersin bölümlerinden her biri.
  4. Biçim.
  5. Bk. birim
  6. İnternasyonal ünite.
  7. 1- Bir ders programının ya da bir ders kitabının başlıca bölümlerine verilen ad. 2- Öğretmenin gözetim ve denetimi altında öğrencilere belirli bir süre içinde ve eğitim amaçlarına uygun olarak birtakım bilgi, beceri ve anlayışlar kazandırmayı öngören, belli bir konu ya da sorun çevresinde düzenlenmiş olup türlü etkinlikleri, öğrenme yaşantılarını ve değerlendirme çalışmalarını kapsayan ayrıntılı ders planı.
  8. (en) Unitary. unit.
  9. (en) Consolidation. unit. unity.
  10. (en) unit.
  11. (en) unit

birim (nedir ne demek)

  1. Bir kümenin her elemanı.
  2. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
  3. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
  4. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
  5. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.
  6. Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük.
  7. Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy.
  8. Bir tanem, sevdiğim, biriciğim.
  9. (en) Unit, measuring unit
  10. (en) Unit. monad.
  11. (en) Denomination. unit.
  12. (en) Volume. module. unit. point.
  13. (en) unit
  14. <(al) Einheit, Niasseinheit
  15. <(al) Einheit
  16. (fr) Unité (de mesure)
  17. (fr) unité

doğal gaz (nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun içinde bulunan, yakıt olarak önem sıralamasında ham petrolden sonra ikinci sırayı alan ve petrolün bir cinsi olan yanıcı gaz.
  2. Hidrokarbon biriken alanlarda açılan kuyulardan elde edilen, esas itibarıyla metan gazı ile az miktarda propan, bütan vb. daha ağır moleküllü hidrokarbon gazları ve eser miktarda su buharı, hidrojen, karbondioksit ve azot karışımı gaz.
  3. Konutlarda ve iş yerlerinde ısınma, üretim ve enerji amacıyla belli bir merkezden kontrollü olarak bir şebeke sistemiyle dağıtılan yanıcı gaz.
  4. Bkz. yergazı.
  5. (en) Natural gas.

doğal (nedir ne demek)

  1. Doğada olan, doğada bulunan.
  2. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.
  3. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.
  4. Yapmacık olmayan.
  5. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
  6. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
  7. Katıksız, saf.
  8. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan.
  9. Bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.
  10. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi.
  11. Kendi doğal alanında bulunma.
  12. (en) Natural. inherent. innate. artless. connatural. easy. free. inartificial. inborn. inbred. indigenous. ingenuous. native. spontaneous. unaffected. unschooled. unsophisticated. unstudied.
  13. (en) Natural. inherent. innate. artless. connatural. easy. free. inartificial. inborn. inbred. indigenous. ingenuous. native. spontaneous. unaffected. unschooled. unsophisticated. unstudied. rude.
  14. (en) natural.
  15. (en) Native, indigenous
  16. (en) natural
  17. (en) native
  18. (al) einheimisch
  19. (al) natürlich
  20. (fr) indigène
  21. (fr) naturel

gaz(nedir ne demek)

  1. Tül.
  2. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
  3. Yağı, petrol
    Örnek: Aklıma geldi, kilerden bir teneke gaz çıkarttım. A. Gündüz
  4. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması.
  5. lambası
    Örnek: Gözümü açtım ki gazlardan ikisi de sönmüş. A. Rasim
  6. Doğal gaz.
  7. Gaz yağı, petrol
  8. Gaz lambası
  9. Bk. uçun
  10. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.İng.: gas Fr.:gaz Alm.: gas
  11. (en) Gaseous. gas. oil. fuel gas. exhalation. aero-.
  12. (en) Fume. kerosene. gas. oil. flatulence. wind.
  13. (en) Gas. kerosene. illuminating oil. vapor. vapour. fume. gaseous. aeriform. gauze. public-utility company. exhale.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük