Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > arına dokunmak nedir, arına dokunmak ne demek, arına dokunmakın anlamı (arına dokunmak nnd)

arına dokunmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






arına dokunmak

  1. Utanç duymak.
  2. Utanç duymak: “Hele meydanı hasımlarına bırakmak arıma dokunuyor.” -R. H. Karay.

dokunmak (nedir ne demek)

  1. Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek
    Örnek: Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. A. Haşim
  2. Karıştırmak.
  3. Almak, kullanmak, el sürmek
    Örnek: Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu. N. Araz
  4. Sağlığını bozmak.
  5. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak
    Örnek: Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum. R. N. Güntekin
  6. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
  7. Hafifçe değmek.
  8. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak
    Örnek: Erkekte pudra sinirime dokunuyor diyorum, anlamıyorsun. P. Safa
  9. Dokuma işi yapılmak.
  10. (en) Touch. contact. feel. handle. tip. affect. disagree. be intolerant of. clap. kiss.
  11. (en) Affect. disagree. meet. rasp. touch. to touch. to move. to affect. to upset. to harm. to get on. to jar. to concern. to be woven.
  12. (en) Touch. to touch. to contact. to make contact with. to touch with one's hand. to disturb. to upset. to affect adversely. to affect. to move one. to touch on. to deal with. to relate. to tap. to feel. to strike. to hit. to harm. handle. interfere.

utanç duymak (nedir ne demek)

  1. Utanmak: “Bundan utanç duyuyor, utanılacak pek az şey yapan birisi olarak da gerginleşiyordu.” -T. Buğra.
  2. (en) Feel shame at

utanç (nedir ne demek)

  1. Utanma duygusu, hicap
    Örnek: O zaman, tuhaf bir utanca düşüp şaşırır, başımı önüme eğerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) Shame. disgrace. deception. opprobrium. shock.
  3. (en) Guilt. shame. modesty. bashfulness. embarrassment.
  4. (en) Shame. bashful.

duymak(nedir ne demek)

  1. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak.
  2. İşitmek, ses almak
    Örnek: Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. Y. Z. Ortaç
  3. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek
    Örnek: Yüzme denilen mucizeyi ancak beş altı sene sonra avuçlarımızın içinde duyabilecektik. B. R. Eyuboğlu
  4. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
  5. Bir ruh durumu içine girmek
    Örnek: Hakiki bedbahtlar, sefaletlerini birdenbire açığa vurmaktan utanç duyarlar. R. N. Güntekin
  6. Sezmek, fark etmek, hissetmek
    Örnek: Güzel olmasın, fakat ruhu olsun, bir şey duysun. H. C. Yalçın
  7. (en) Hear. come to know. feel.
  8. (en) Catch. feel. hear. to hear. to hear about. to hear of. to feel. to sense. to be aware of.
  9. (en) To hear. to feel. to sense. to perceive. to experience. to have the sensation of. to get wind of sth.
  10. (en) owe
  11. (en) bear

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük