Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > arı sütü nedir, arı sütü ne demek, arı sütüın anlamı, ingilizcesi (arı sütü nnd)

arı sütü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






arı sütü

  1. Genç işçi arının başındaki bezlerden salgıladığı azotu çok madde.
  2. Kraliçe olacak lârvaların beslenmesinde kullanılacak olan ve işçi arılar tarafından salgılanan madde.
  3. İşçi arıların, mandibular ve hipofarengiyal bezlerinden salgıladıkları şeker ve protein oranı yüksek madde.
  4. (en) Royal jelly
  5. (fr) Gelée royal

arı (nedir ne demek)

  1. Temiz, münezzeh.
  2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
  3. Günahsız.
  4. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).
  5. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerdenarınmış niteliği.
  6. Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin, özelliklearılar familyasına bağlı türlerin genel adı.
  7. (en) Clean. pure. wasp. bee.
  8. (en) Bee. clear. pure.
  9. (en) Pure. purified. bee. impeccable.
  10. (en) pure
  11. (en) bee
  12. (al) Biene
  13. (fr) pur
  14. (fr) abeille
  15. (la) apis

ar  US UK (nedir ne demek)

  1. Tarım alanları için 100 m² değerinde yüzey ölçü birimi.
  2. Utanma, utanç duyma
    Örnek: Kınamazlar güzel sevse yiğidi / Güzel sevmek koç yiğide ar değil. Karacaoğlan
  3. Argon elementinin simgesi.
  4. (en) are.
  5. (en) Shame. bashfulness. shyness. modesty.
  6. (en) Ere; before.
  7. (en) Are (100 square meters. shame. modesty. skyness. bashfulness. stigma.
  8. (en) The rate data is transferred by the user access channel The speed of the access channel determines how rapidly the end user can inject data into a frame relay network. The standard Mallinckrodt grade of analytical reagents; suitable for laboratory and general use If the reagent also meets the requirements of the American Chemical Society Committee on Analytical Reagents, it will be denoted as an AR reagent.
  9. (en) Army regulation.
  10. (en) Arabic.
  11. (en) Autoregressive AR models include past observations of the dependent variable in the forecast of future observations.
  12. (en) Relay Mode, Communications Mode of the Space Suit Communicator.
  13. (en) A secondary path for signal transmission if the primary path is unavailable.
  14. (en) Army Reserve.
  15. (en) Armor Rating To achieve a hit, you must roll over the character's AR Rolls Equal to or less than the AR, down to a 10, are considered a hit to the opponents armor, and damage is figured to the SDC All Player Characters have a natural AR of 12 Others have varying AR's.
  16. (en) Administrative Record, a required,comprehensive file of documents that forms the basis of decisions made regarding cleanup.
  17. (en) Arabic Hebr Hebrew.
  18. (en) Accounts Receivable. analytical standard of reagent purity.
  19. (en) Application Relay An NRS term which, for mail, refers to the name of another entity which the mail should be sent to. antireflective coating.
  20. (en) Agricultural RESIDENTIAL DISTRICT.
  21. "argon (argon)"; havada ve volkanik gazlarda bulunan gaz benzeri kimyasal

süt (nedir ne demek)

  1. Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı.
  2. Bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz su.
  3. Erkek balığın tohumu.
  4. Süte benzeyen her türlü sıvı.
  5. Benzin, mazot.
  6. (en) Lactic. galactic. milk. galacto-. foster-.
  7. (en) Batter. milk.
  8. (en) Milk. staple products.

genç (nedir ne demek)

  1. Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
    Örnek: Genç kızı bir gece pencerede görmüştü. H. Taner
  2. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan).
  3. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
  4. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
  5. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
  6. Genç oyuncu.
  7. Genç rolüne çıkan oyuncu.
  8. Yaşı ilerlemiş olan.
  9. Dinç, sağlıklı.
  10. (en) Leading young actor (actress), juvenile lead
  11. (en) Young. youthful. juvenile. adolescent. junior. green. teen. youngish. youth. young man. juvenile. adolescent. junior. teen. teenager. teeny. sapling. whelp.
  12. (en) Fresh. junior. juvenile. kid. lad. little. tender. young. youth. youthful.
  13. (en) Young. in the prime of youth. adolescent. maiden soil. rent boy. wet behind the ears. youngster. youthful.
  14. (al) "Jeune Premier"
  15. (fr) Jeune premier (-ère)

işçi(nedir ne demek)

  1. Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse
    Örnek: Gazetelere daha ziyade biz işçiler sahiptik. H. C. Yalçın
  2. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneğinde olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.
  3. Üretim sürecine bir bedel karşılığında emeğiyle katılan kişi.
  4. Sosyete yapan böceklerde üreme yeteneğinde olmayan ve sosyetenin işlerini yapan dişi ve erkek bireyler.
  5. (en) Worker. workman. laborer. labourer. employee. workingman. man. oar. prole. proletarian. soldier.
  6. (en) Employee. hand. labour. labourer. proletarian. worker. workman.
  7. (en) Blue-Collar worker. workman. establishment committee. employee. foreman. hand. prole. wage earner. working man.
  8. (en) worker
  9. (en) Worker, labourer
  10. (fr) ouvrière

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük