|
anten yükselteci
-
Anten ile alıcı arasında yer alarak elektromanyetik dalgaların genliğini yükselten araç.
-
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz.
-
Duyarga.
-
Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar.
-
Bk. uyarga
-
Bk. alıcı uyarga
-
Bk. dalgalık
-
Bk. duyarga
-
Çeşitli eklem bacaklıların başlarında bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı, duyarga.
-
Aerial. antenna. feeler. horn. scape.
-
Aerial. antenna. feeler.
-
Antenna. aerial.
-
antenna
-
Akımmıknatıssal dalgalara kaynaklık eden, çoğu kez bir elektriksel titreşim çevriminin beslediği iletken tel.
-
Akımmıknatıssal dalgalara kaynaklık eden, çoğu kez bir elektriksel titreşim çevriminin beslediği iletken tel.
-
antenna
-
Antenne
-
Satın almak isteyen kimse, müşteri.
-
Kendisine bir şey gönderilen kimse.
-
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt.
-
Almaç.
-
Görüntüleri alan cihaz, kamera.
-
Azrail.
-
Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.
-
Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.
-
1- Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. 2- Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.
-
Caméra (de télévision), caméra électronique, caméra vidéo
-
Appareil de prise de vues, caméra (cinématographique), ciné caméra,
-
Kamera, Fernsehkamera, elektronische Kamera (Fernsehkamera)
-
Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV
-
Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılıalıcı çeşidi.
-
1. Kendisine kan verilen birey. 2. Embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient.
-
Duygulu, içli, alıngan.
-
Atmac.
-
Camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera,
-
Recipient. buyer. consumer. customer. purchaser. client. taker. addressee. receiver. receiving set. acceptor. accepter. consignee. distributee. pickup. recipient. set. sounder. vendee. wireless receiving set. wireless set.
-
Addressee. buyer. client. customer. purchaser. recipient.
-
Buyer. addressee. receiver. sink. taker. client. consignee. purchaser. shopper. recipient. customer. emptor. film camera. getter. motion picture camera. perquisitor.
-
receiver
-
buyer
-
Camera, television camera, electron camera, electronic camera
-
recipient
-
Empfänger
-
récepteur
arasında(nedir ne demek)
-
İn the midst of. mid. inter-. between. among. amongst. amid. amidst. betwixt. 'tween.
-
Amid. among. between.
-
Amid. among. between. betwixt. in between. in the midst of.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|