Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > anormal nedir, anormal ne demek, anormalın anlamı, ingilizcesi (anormal nnd)

anormal nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






anormal

  1. Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan.
  2. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli.
  3. 1. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. 2. Kusurlu teşekkül, sakatlık.
  4. (en) Abnormal. anomalous. unnatural. preternatural. aberrant. freakish. freak. bastard.
  5. (en) Abnormal. anomalous. deviant. freak. unhealthy. unnatural.
  6. (en) Not according to rule; abnormal.
  7. (en) Abnormal. aberrant. anomalous. off. unnatural.
  8. (en) anomalous.
  9. (en) abnormal

genel (nedir ne demek)

  1. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
  2. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan
    Örnek: Genel bir sıralama yapmak gerekirse, denebilir ki, dünyada en iyisi mutlu, dengeli bir evliliktir. H. Taner
  3. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.
  4. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).
  5. Bir genelleme sonucunda elde edilen.
  6. Cinsle, türle ilgili olan; bir türün, bir cinsin bütün nesnelerini içinde toplayan; bir nesne sınıfının bütün nesnelerini toplayan.
  7. Azlık, çokluk ya da bütünlüğü belirlemeden bir sınıfta birçok bireylere (ya da her biri bölünmez bir bütün kuran bir çok öbeklere) uygun düşen.
  8. Bir sınıfın bireylerinin büyük bir bölümüne uygun düşen. "Genellikle", "genel olarak" deyimleri günlük dilde de bu anlamda kullanılır. Genellikle dendiğinde kuraldışına yer var demektir. Bu anlamda genel hem tümele hem kuraldışına karşıttır.
  9. (en) General. public. broad. common. collective. across-the-board. blanket. catholic. exoteric. generic. grand. liberal. overhead. plenary. prevailing. prevalent. running. sweeping. widespread.
  10. (en) Abstract. broad. common. current. general. generic. grand. popular. prevalent. public. rife. running. sweeping. universal.
  11. (en) General. global. public. broad / adj ,. catholic. common. overall. pandemic. sweeping. universal.
  12. (en) general
  13. (fr) général
  14. (la) generalis

aykırı(nedir ne demek)

  1. Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir
    Örnek: Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Anayasa
  2. Çapraz, ters.
  3. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen
  4. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
  5. Ses ve şekil bilgisi bakımından dilin genel kuralları dışında kalan, istisna oluşturan. Türkçede aitlik eki +ki’nin kuralaaykırı olarak kalın sıradan ünlü taşıyan kelimelerle de hep ince, (-l)yor / (-U)yor şimdiki zaman kipi ekinin ince sıradan kelimelere de hep kalın gelişi gibi: arkada+ki, okulda+ki, onun+ki, sokakta+ki; bil-i-yor, gör-ü-yor, ver-i-yor vb.
  6. (en) Crosswise. transverse. anomalous. antithetic. antithetical. contradictious. contradictory. heterodox. impolitic. incongruous. inconsistent. repugnant. thwart. gainst. crosswise. crossways. athwart. counter. anti-. against.
  7. (en) Contrary. against. contrary to. crosswise. transverse. across. incongruous.
  8. (en) Contrary. contrary to / against. inviolation of. diverging. divergent. transverse. crosswise. sidelong. abnormal. thwart. adverse. eccentric. contradictory. derogative. derogatory. inconsistent. traverse.
  9. (en) anomalous
  10. (fr) anomal

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük