|
anlak
-
Zekâ.
-
Anlama ve kavrama kapasitesi. Zekâ.
-
intelligence
-
intelligence
-
İnsanın düşünme, akıl yürütme, nesnel gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tümü, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset.
-
İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset
Örnek:
Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı. R. N. Güntekin
-
Yeni sorunları karşılayarak uygun çözümler bulmak amacıyla, zihnin tüm ögelerini amaca uygun kullanabilme yeteneği ya da gücü.
-
Bk. anlak
-
Brain. ingenuity. intelligence. mentality. mind. sense. wit.
-
mental
-
Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
-
Anlamak işi, vukuf.
-
1- Canlının herhangi bir nesnenin bilincine varmasını ya da onunla ilgili bilgileri edinmesini sağlayan süreç. 2- Olay ve varlıkların anlamını kavrayabilme.
-
Understanding. knowledge. comprehension. apprehension. appreciation. drift. fathom. grasp. grip. insight. intelligence. prehension. realization. sense. uptake.
-
Comprehension. grasp. understanding. apprehension.
-
understanding.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|