|
anlak bölümü
-
Bireyin anlak ölçerinde sağladığı anlak yaşını takvim yaşına bölüp, çıkanı 100 ile çarparak elde edilen bir anlak gelişim düzeyi göstergesi. (Z. B. = Zekâ bölümü biçiminde kısaltılır.)
-
Zekâ.
-
Anlama ve kavrama kapasitesi. Zekâ.
-
intelligence
-
intelligence
-
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
Örnek:
Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
-
Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
-
Çağ, devir
Örnek:
O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
-
Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
-
Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
-
Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
-
Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
-
Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
-
Bk. ayrım
-
Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
-
Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
-
part
-
Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
-
Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
-
Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
-
division
-
office
-
TV
-
Partie, épisode
-
division
-
Local, bureau d'une administration
-
Dividere: bölmek
-
Ayırma işi, tefrik.
-
Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark.
-
Alt bölüm.
-
Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark.
-
Ayrılma noktası.
-
Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü.
-
fark.
-
Bir ya da daha çok görünçlük içinde geliştirilip, olgunun tamamlanmış bir parçasını veren film bölümü. TV
-
Televizyon oyunlarında buna karşılık olan bölüm.
-
Hlk. Eyer örtüsü.
-
sequence
-
Distinction. difference. apartheid. part. segregation. margin. color bar.
-
Difference. distinction. segregation. discrimination.
-
Discrimination. differentiation. section. difference.
-
Sequenz, Filmsequenz, Szenenfolge, Ausschnitt
-
séquence
-
Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem.
-
Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren, değişik biçimlerde yapılmış çizelge veya defter
Örnek:
Takvimi iki gündür koparmadım. A. İlhan
-
Yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program.
-
Bk. günbilik
-
Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen.
-
Bk. takvim
-
Bk. günbilgisi
-
Calendar. almanac. date block.
-
Calendar. almanac.
-
calendar
-
calendrier
elde(nedir ne demek)
-
Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
-
On hand. at hand.
-
Available. in hand.
-
Carry. to be in hand.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|