Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > anlaşılmaz hale getirmek nedir, anlaşılmaz hale getirmek ne demek, anlaşılmaz hale getirmekin anlamı (anlaşılmaz hale getirmek nnd)

anlaşılmaz hale getirmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

hale  US UK

  1. Ayın çevresinde görülen ışık halkası, ağıl, ayla
    Örnek: Üstünde gençliğin, masumiyetin, saadetin verdiği bir hale vardı. H. C. Yalçın
  2. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.
  3. Bk. ayla.
  4. Bk. ışık aylası
  5. Bk. ayla
  6. Bk. ağıl
  7. 1. Renkli yuvarlak bir yapıyı (inklüzyon cisimciği veya glakomu) çevreleyen renkli veya şeffaf daire, ayla. 2. Gözün muayenesi sırasında görülen ve makula lüteayı çevreleyen daire, ayla. 3. Baş veya boyun bölgesini çevreleyen plastik veya metal kuşak, ayla.
  8. Bazen güneşin ve ayın çevresinde görülen ışıklı daire, ayla.
  9. (en) aureole.
  10. (en) Halo. halo.
  11. (en) Sound; entire; healthy; robust; not impaired; as, a hale body.
  12. (en) Welfare.
  13. (en) Halo (round the moon. circle. corona. glory. halo. nimbus.
  14. (en) United States astronomer who discovered that sunspots are associated with strong magnetic fields. prolific United States writer. to cause to do through pressure or necessity, by physical, moral or intellectual means :'She forced him to take a job in the city'; 'He squeezed her for information'. draw slowly or heavily; 'haul stones'; 'haul nets'. exhibiting or restored to vigorous good health; 'hale and hearty'; 'whole in mind and body'; 'a whole person again'. healthy and strong, as in: Astronauts must be hale and hearty people to cope with the hardships of space travel.
  15. (en) halo
  16. Surüklemek .hale into court mahkemeye celbetmek.
  17. Sağlam, dinç, zinde.
  18. sürüklemek

ayla (nedir ne demek)

  1. Ayın ve bazı yıldızların dolayındaki ışık çevresi, ay ağılı, ayevi, hale.
  2. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
  3. Puslu havalarda Güneş ya da Ay tekerini uzaktan saran ışıklı halka; bir kuyrukluyıldızı saran ışıklı küre; Samanyolu ve benzeri dizgelerin dışına doğru dağılmış olan yıldız kümeleri ve RR-Lyr yıldızlarının oluşturduğu büyük küre.
  4. Belirli bir etki yaratmak amacıyla özel bir aydınlatmaya başvurularak baş çevresinde oluşturulan ışıklı teker; ağılın istenilerek yapılanı.
  5. Hale.
  6. (en) aureol
  7. (en) Halo. aureola. corona. ring. aureole. gloriole. glory. nimbus.
  8. (en) Halo ağıl. hale.
  9. (en) Corona. halo. nimbus.
  10. (en) halo
  11. <(al) Strahlenkranz, Aureole
  12. (fr) auréol
  13. (fr) halo

getirmek (nedir ne demek)

  1. Gelmesini sağlamak
    Örnek: Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. R. N. Güntekin
  2. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
  3. Erişmek veya eriştiğini sanmak.
  4. İleri sürmek.
  5. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
  6. İletmek, bildirmek
    Örnek: Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi. O. S. Orhon
  7. Sağlamak
    Örnek: Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse. Ö. Seyfettin
  8. Bir makama atamak veya seçmek.
  9. (en) Bring. get. bring along. bring in. carry. bear. convey. fetch. introduce. take into. usher. work up.
  10. (en) Bring. pose. produce. to bring. to fetch. to bring in. to yield. to give. to put forward. to bring forth.
  11. (en) Fetch. to bring. to yield. to give. adduce. get. reduce. return.
  12. (en) propose
  13. (en) return
  14. (en) Bring round

ayın (nedir ne demek)

  1. Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.
  2. (en) [Ayin] n. ceremony, rite, service; litany, observance, ordinance, ritual, sacrament

ay  US UK (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
  2. Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
  3. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
  4. Yılın on iki bölümünden her biri.
  5. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
  6. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
  7. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
  8. Mec. Güzel, parlak, nurlu.
  9. (en) luna.
  10. (en) Luna. month. moon. quarry.
  11. (en) Ah! alas! Same as Aye.
  12. (en) Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
  13. (en) It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
  14. (en) Always; ever; continually; for an indefinite time.
  15. (en) Month. moon. oh.
  16. (en) Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
  17. (en) Moon
  18. (fr) Lune
  19. Kabul oyu, olumlu oy
  20. Evet!, hay hay!

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük